1
Yorum
7
Beğeni
5,0
Puan
37
Okunma
Nasılsın diye sorma bana,
Bugün yine karman çormanım.
Külle dönmüş dört bir yanım,
Yangından nasiplenmiş bir ormanım.
Nasılsın diye sorma bana,
Arş ü alâda yankılanır feryâd ü figânım.
Sızım sızım sızlayan benim canım,
Bir an evvel dinse keşke bu hicrânım.
Nasılsın diye sorma bana,
Kırılmış her dalım, dağınık bir hâlde.
Şuurum yitik, bilmem kimim, ben neyim;
Belki bir meczup, belki bir divâneyim.
Nasılsın diye sorma bana,
Gözleri mızrabım, kaşları kemânım.
Sessizliğin dokundukça sineme,
Ezgiler yağdırır geceler, zamanım.
Nasılsın diye sorma bana,
Talihsiz coğrafyada yükselen bir dağım.
Kötü kader ile örüldü yıllarca ağım,
Kurşun sesleriyle çınladı hep kulağım.
Nasılsın diye sorma bana,
Toprağımın her karışı doydu kana.
Her taşım şahit oldu çekişen onca cana;
Daha kendimi nasıl anlatayım sana?
Nasılsın diye sorma bana,
Aşkın cenginde mağlubum.
Mabed-i muhabbete meczubum,
Dergâh-ı sevdada mahcûbum.
5.0
100% (2)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.