0
Yorum
1
Beğeni
0,0
Puan
34
Okunma

Gönül divanında mahkeme kurdum
Dili yargıladım, öz mahkûm oldu.
Sazımın döşünde kelam kavurdum
Teli yargıladım, söz mahkûm oldu.
Kalkıp karlı dağlar aşmıyor diye
Yâr için gürleyip taşmıyor diye.
Doğrulup ardına düşmüyor diye
Beli yargıladım, diz mahkûm oldu.
İhanetle delindikçe derimiz
Gözyaşıyla doldu boş defterimiz.
Dostluk pazarında yok ederimiz
Eli yargıladım, biz mahkûm oldu.
Kışın ortasında toza büründü
Kaç âşık üstünde halsiz süründü.
Yorgun gözlerime uzun göründü
Yolu yargıladım, iz mahkûm oldu.
Hükmünü kaybetmiş, nakıs varağım
Çöl kumuna döndü sulak toprağım.
Dört mevsim solarken yeşil yaprağım
Yılı yargıladım, güz mahkûm oldu.
İdam sehpasında ip süzüm süzüm
Azrail’e cesur ve de yüzsüzüm.
Sakalım da vardı geçmedi sözüm
Kılı yargıladım, yüz mahkûm oldu.
Mustafa Erkenekli
17.07.2013-Malatya
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.