0
Yorum
4
Beğeni
5,0
Puan
89
Okunma

Gittiği gün...
Gittiği gün, tanıdığın bütün sokaklar sana yabancılaşacak.
Bugüne kadar birlikte yürüdüğünüz yollar, ayaklarına dolanacak.
İçinde bütün bir orman yanarken,
Parmak uçlarından sokağa buzullar dökülecek.
Hem bütün şehri ateşe verecek kadar gözü kara,
Hem de bir kibrit çöpü yakamayacak kadar yorgun düşeceksin.
Bir bardağın kenarında kalan dudak izine bakıp saatlerce ağlayacak,
Sonra o bardağı duvara çarpıp paramparça etmek isteyeceksin.
Hem dünyanın dışına taşacak kadar büyük bir öfke,
Hem de bir karıncanın ayak izine sığınacak kadar, tarifsiz bir kimsesizlik yaşayacaksın...
Onsuzluğun o ağır gövdesi altında ezilirken,
Küçücük bir anıya, tanıdık bir ses tonuna muhtaç kalacaksın.
Kurtulmak umuduyla, kalabalıkların içine dalacaksın..
Ama her yabancının yüzünde, onun sana bakan, o tanıdık ifadesini arayacaksın.
Birinin gülüşünü ona benzeterek, adımlarını izleyeceksin,
O yabancı başını çevirdiğinde, onu bir kez daha kaybedeceksin.
Hem dünyadaki herkesten köşe bucak kaçmak isteyecek,
Hem de sokak sokak, onu dileneceksin..
Geceler kâbus gibi çökecek omuzlarına...
Uyursan rüyanda göreceksin diye uykuya direnecek,
Uyanırsan gerçeğin soğukluğu buz gibi yüzüne çarpacak diye sabahı hiç istemeyeceksin.
Eşyalar dile gelecek, duvarlar üstüne üstüne yürüyecek.
Beraberken huzur bulduğun dünyanın sessizliği,
Şimdi kulağını sağır eden, bitmek bilmez bir çığlığa dönüşecek.
Merhem kabul etmeyen bir yara taşıyacaksın sol yanında...
Sürekli kabuğunu soyup kanatmak isteyeceğin,
Kanadıkça yaşadığını, nefes aldığını hissedeceğin tek yara..
En çok, o yaranın iyileşmesinden korkacaksın..
Çünkü şifa bulmak, onu unutmak demek olacak.
Şifa, o acıya ihanet demek olacak.
Gittiğini kabullenmekle, dönmesini beklemek arasında, bir arafta çürüyeceksin.
Sırf onunla yürüdün diye en sevdiğin caddelerden nefret edecek,
Yine de ayakların her defasında o caddelere yürüyecek..
Özlemek, nefes almaktan daha hayati, daha zorunlu bir eyleme dönüştüğünde;
Ayrılığın sadece iki kişinin birbirinden uzaklaşması değil,
Bir insanın kendi hayatından, kendi benliğinden sürgün edilmesi olduğunu öğreneceksin.
Ve gün gelecek...
Her şeyin bittiğine, herkesi inandırdığın o buz gibi günde;
Aynadaki o yabancı yüze bakıp, asıl gerçeği göreceksin.
Seni kahreden şey, onun gitmesi değildi aslında...
Seni asıl kahreden;
Gittiği günden beri, senin inatla hayatta kalmandı.
Anlayacaksın ki;
Bazı gidişlerin ardında kalanlar, sadece nefes alan ölülerdir...
Ve sen;
Sırf nefes almaya devam ettin diye,
Kendini bir ömür boyu affetmeyeceksin.
5.0
100% (2)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.