1
Yorum
7
Beğeni
5,0
Puan
93
Okunma

firâkın yaktı cânımı ey güzel senden dûr olunca
ömrümün baharı hazân oldu cihân siyâh olunca
gurbet ellerinde çeşmim pürhûn izini arar durur
kirpiğin tîr kaşın kemân saplandı sîneme cânıma
miskâsâ kokulu zülfün o kınalı saçların düştü
ayrılık teline bağlandı gönül bîçâre kalınca
kimsesiz bînevâ kaldım gamınla nâleler ettim
derd i hicrân ile yandım kül oldum âh u zârınca
cihân dahi çeşmi giryân ağlar ahval hâli vîrânıma
sevâdı bahtımın penceresi kapandı şeb i hicrânla
bendeki sîne yâresidir gizli sevdanın nihân nişânı
seni her dem anıp yanmak gelir bana safâdanda
pervâneveş düştüm aşkın narına çöllere serildim
ne âteşten kaçarım ne hicrândan usanırım asla!
kıyâmet gününe dek rahmetini beklerim ey yâr
tükeninceye dek cânım kapında kalırım mecnûnca
Ayrılık içimi yaktı, ey gülşen, senden uzak kalınca
ömrümün baharı soldu, her şey siyah ardından
gurbet elde gözlerim yaşlı, senden iz ararıyorum
kirpiklerin ok kaşın yay ,saplandı bağrıma bugün
misk kokulu kınalı saçların ayrılığın teline düştü
kimsesiz, çaresizim; dertten inleye inleye bittim
dünya bile kanlı gözlerle ağlıyor virane hâlime
talihimin penceresi kapandı, ayrılık gecesi indi
bu gönül yarası, içimde saklı yanan sevdanın izi
Her nefeste seni anıp yanmak bana cennet olur
.
Pervane gibi aşk derdinle kızgın çöllere düşüp
kıyamete merhametini beklerim; tükenene dek.
5.0
100% (3)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.