0
Yorum
0
Beğeni
0,0
Puan
23
Okunma

Öyle yorgunum, öyle bitkinim ki
Çığ düşmüş gibi derin kabuslarıma
"İyi" diyen bir ses lazım.
İçimi rahatlatacak.
Kalın çizgilerim var,
Kalın duvarlarım var.
Duvarların içinde kalan bir adamım.
Gönlümün çiçeklerini ektiğim,
Hayallerimdeki güzelliği süslediğim
Bir aşk bahçem var benim.
Ama bileklerimde görünmez kelepçeler,
Ayağımda zincirler var.
Susamışım...
Aşk dolu bir sevgiye susamışım.
Kuşlar gibi susamışım
Hatırasız, sessiz, sakin bir özgürlüğe.
Bir "nasılsın" diyen seslenişe,
Sevgiyle seslenmek isteyene.
Dünün ilerisindeyim.
Ne saat, ne zaman...
Akrebe yelkovana bakmadan yaşıyorum.
Çünkü gözümün tam önünde parmaklıklar var.
Tünemiş korkak insan düşünceleriyle dolu.
Her biri ayrı bir dünya,
Her biri ayrı bir yargı.
Ve ben yalınayak.
Falaka yemiş gibi canım yanıyor.
Loş bir odada bir tek ben varım sanki.
Etrafımda minik sesler yayılırken
Dünyamın en karanlık hücresindeyim.
Kimi an sessiz ve sakin kalır içim,
Kimi an sert bir rüzgar olur eser öfkem.
Kaşlarım çatık...
Sorma.
İçimdeki mevsim bir sonbahar.
Ama gözüm halen penceredeki kuşlarda.
Onlar özgür uçuyor,
Ben izliyorum.
Onlar mutlu ve hür,
Ben "iyi" demeye mahkum.
Dinçer Dayı
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.