1
Yorum
5
Beğeni
5,0
Puan
64
Okunma

Biz pencere kanadı gibi çürüdük,
camlar gibi ıslak ve nemliydik;
sokaklar soğuktu hep.
Karanlığın sayfaları,
sigaramın dumanında sararıyordu...
Solgundu hafızalardaki hayaller,
asla silinmeyecekti rüyaların üstü.
Ölüm kapıyı çalıyor olsa da,
biz hâlâ içeride bir ışık arıyorduk.
Belki bir mum aleviydi umut,
belki de çoktan unutulmuş
bir sesin yankısıydı içimizde kalan...
Pencereler buğulanıyordu,
dışarıda gece büyüyor,
içimizde suskunluk çoğalıyordu.
Ve biz,
her yağmurda biraz daha eksilip
her gecede biraz daha kendimize gömülüyorduk.
Çünkü bazı ayrılıklar
kapıyı çarpıp gitmez;
bazen bir pencerenin buğusunda kalır,
bazen bir sigaranın külünde bekler,
ve insan ne kadar unuttuğunu sansa da...
Bir gece ansızın
eski bir rüyanın içinde
yeniden kanar...
Bayram Köse
5.0
100% (1)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.