1
Yorum
7
Beğeni
5,0
Puan
53
Okunma

Yılların yorgunluğu birikirken omuzlarımda,
On beş yılın sükûneti büyür bu dört duvar arasında.
Bir hayat… Kendi halinde, kendi kabuğunda,
Dışarının gürültüsünden, yoran insanlarından uzakta.
Akşam olur, çayım soğur masanın kenarında,
Penceremden dışarıya bakar dururum öylece.
Günler birbirinin aynı, akar gider kendi halinde.
Bir türkü çalsa uzaktan, değse şu ağır geceye,
Yalnızlığın yükü hafiflese biraz olsun içimde.
Çarşıya çıkıp yürüsem de yine tek başımayım,
Kalabalıklar akar gider yanımdan sessizce.
Bilirim, dünya karmaşık, niyetler darmadağın;
Yine de insanız işte, akşamın alacasında,
Odadaki sessizliğe bir samimi ses değsin ister insan.
Birkaç kelamın belini kıracak,
Dürüstçe hâl hatır soracak,
İki çift sözün yerini bulduğu,
Sözün kıymetini bilen bir hâl işte…
Sonra akşam yine akşam,
Çay yine masanın kenarında.
Günler birbirinin aynı,
Akar gider kendi halinde.
____________________________________________
Ruhumun Yırtık Astarı’ndan...
Ziyneti İ. Durak
5.0
100% (2)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.