2
Yorum
5
Beğeni
5,0
Puan
109
Okunma

Anılarım bir tuhaflığa sahiptir,
ne zaman çağırmasam gelirler.
Temmuz akşamlarının ıhlamur kokusu
hâlâ saklı burnumun ucunda,
sanki yıllar geçmemiş gibi
aynı serinlik dokunur içime.
Bir sokak lambasının altında
eski bir yazın sessizliğini dinler gibi dururum,
gecenin ağır ağır çöktüğü o saatlerde
zaman, adımlarımı bekler sanki.
Güneş, isteksizce ufkun ardına süzülürken
son ışınlarıyla dokunur gözbebeklerime —
yavaşça, unutulmaz bir inişle…
gün, vedayı bilen bir yolcu gibi
sessizce uzaklaşır omuzlarımdan.
O an, rüzgâr geçmişimi savurur yüzüme,
ince bir hatıra gibi,
kırılgan ama inatçı.
Bir ses duyarım içimde,
adı konmamış bir zamandan kalma.
Ve ben,
ne tam bugünde
ne de tamamen geçmişteyim.
Bir Temmuz akşamının kıyısında
ıhlamur kokusuna tutunmuş
tuhaf bir hatıranın içinde dururum.
____________________________________________
“Yaşanmışlıkların Sesi” - Ziyneti İsm. Durak
5.0
100% (3)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.