0
Yorum
0
Beğeni
0,0
Puan
60
Okunma
Onlar ki bu fani aleme aldanıp kalmadılar,
Dünyanın süsüne, saltanatına göz dikmediler.
Gönül kabesini her daim pak tutup,
Nefsin kurduğu tuzaklara hiç düşmediler.
Bir gece yarısı herkes uykudayken mışıl mışıl,
Gözyaşıyla ıslatırlar secde ettikleri yeri.
Sessizce yürürler bu yeryüzünde, kibirsiz ve mütevazı,
Ne şan ararlar arkalarında, ne de bir dünyalık iz.
Bir hırka, bir lokma ekmek yeter de artar onlara,
Zira bilirler ki bu ömür dediğin bir nefeslik mola.
Sözleri derman olur yara almış yüreklere,
Bakışlarında Rahmet-i Rahman’ın tecellisi var.
Hor görseler de, sövseler de susarlar usulca,
Kötülüğe hayırla karşılık vermek onların harcıdır.
Kaç fırtına koparsa kopsun başlarında,
Sarsılmaz o iman dolu, o yüce dağlar gibi duruşları.
Dost olurlar Hakk’a, yoldaş olurlar garibe,
Sığınaktır onların duası gurbette kalan yetime.
Hayaloğlu der ki; ne mutlu o kapıya varana,
Onların gölgesinde oturup bir yudum feyz alana.
Ayağının tozu olmak bile şereftir bu yolda,
Allah dostlarının izi, bizi götürür Sonsuz Vuslat’a...
Recep Hayal
Hayaloğlu
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.