0
Yorum
0
Beğeni
0,0
Puan
33
Okunma
Doldur usta, yine aynı masayı aç bize…
Güneş battı, sokak lambaları cızırdayıp yandı ya,
İçimdeki o karanlık vardiya yine iş başı yaptı.
Geçen gelişimizde “son kadeh” demiştik değil mi?
Yalan usta, vallah yalan…
Çünkü bazı hesaplar tek gecede kapanmaz,
Bazı yaralar su katmakla seyrelmez.
Biz bugün de buradayız, yarın da bu kafada…
Bakma öyle “Yine mi geldin?” der gibi.
Sokaklar değişmiş usta, mahalleye yabancı binalar dikmişler.
Bizim durduğumuz o köşe başındaki ahşap dükkânı da yıkmışlar.
Kaldırımlara asfalt dökmüşler ama,
Benim basarken içimin sızladığı o taş hâlâ orada duruyor sanki.
İnsan taşındığı yeri unutuyor da,
Aklının takılı kaldığı o kaldırımı bir türlü unutamıyor.
Hani geçen “Acaba düşündü mü?” diye sormuştum ya sana…
Vazgeçtim usta, artık sormuyorum.
Düşündüyse ne değişecek, unuttuysa ne eksilecek?
Biz zaten gençliğin katarını kaçırmışız,
Son vagonda tek başımıza teselli arıyoruz.
Bu gece sitemim ona da değil, kadere de değil usta…
Bu gece sitemim, şu göğsüme basıp duran suskunluğuma.
Biz racon dedik, edep dedik, “namustur” dedik yutkunduk.
Millet malı götürdü, kalleşliği racon diye sattı,
Biz edebimizden kahrımızla kaldık.
Ulan bazen diyorum ki:
“Keşke ben de biraz arsız olsaydım!
Keşke ben de ’bana ne’ deyip geçebilseydim!”
Ama olmuyor usta, mayamızda yok.
Biz çıraklığı 80’lerde, 90’larda aldık;
Bizim ustalar bize insan kalmayı öğretti,
Yenilmeyi öğretmedi ama yenilince de dimdik durmayı öğretti.
Doldur usta, bu sefer hiç su katma…
Bırak yaksın geçtiği yeri.
Yaktığı yer zaten kül olmuş, daha neyi yakacak?
İçimde bir adam var, elli yıldır bağırıyor;
Ama dışımdaki adam ceketini ilikleyip “Eyvallah” diyor.
İşte ben en çok bu iki adamın kavgasından yoruldum.
Bitiyor usta, bu hikaye de yavaş yavaş sona yaklaşıyor.
Bir ayağımız zaten çukurun kenarında geziyor,
Korkumuz yok ulan ecelden!
Biz ölümün soğuk yüzünü çoktan gördük de,
Yaşarken buz kesmenin ne olduğunu kimseden öğrenmedik.
Hadi kaldır kadehi…
Bu gece kavuşamayanlara değil,
Sırf dürüst yaşadı diye kaybeden o saf çocuklara içelim.
Biz kaybettik usta…
Ama şerefimizle kaybettik.
Güneş yine doğar birazdan,
Sen masayı toplarsın, ben de yavaş yavaş kalkarım.
Yine ceketimi ilikler, başımı öne eğerim…
Ama bilesin;
“Bazı adamlar yenilerek büyür usta,
Ve bazı sevdalar, hiç yaşanmadığı için bitmez.”
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.