8
Yorum
0
Beğeni
0,0
Puan
1382
Okunma
Hintli bir öğreticinin
Çırağı gibi
Kapında duruyorum.
Bardak değil
Göl olsam gözlerinde
Damla damla düşsem
Yüreğine diyorum.
Ferrarisini satan bilge gibi
Satacak ferrarim yok
Onun yerine
Vur kalbime bir yumruk
Şimşekler çaksın beynimde
Düşeyim yıldız yıldız ellerine.
Hayalimde gümüşü altına çeviren
Altın bir çocuk gibi parlardı gözlerim
Uyuyakaldığımı nerden bilirdim
Simyacının içinde bellek görevinde parmağım.
Bugünlerde artık hiç kitap okumuyorum
Hiç biri sen gibi kokmuyor.
Okuduğum mısralardan düşmüyorum
Hayallerde kucağına.
Bu şiiri uzatmak vardı ama
Kelimelerin keyfi yok
Uzandılar her biri bir koltuğa
Kimisi uğraşıyor alkol bulmaya
Kimisi sigara komasında
Bir kelime var ki göğsümde
Ağır yaralı uzanıyor karanlığa.
Hintli bir bilgede değilim ne de
Ferrari alıp satacak kadar da
Zenginliğinden vazgeçmiş
Bir fukarayım.
Tek bir gerçek varmış bildim:
En büyük hikmet; gerçeklerle hayalleri ayırt edebilmek.
M.S./2008
Kahramanmaraş