0
Yorum
6
Beğeni
0,0
Puan
62
Okunma

Sevda yolcusuyum, kalktı son tren,
Başka göreceğim, il kaldı mı ki?
İzini ararım, yabani püren,
Sana varacağım, yol kaldı mı ki?
Bilen var mı meçhul, yerin, yurdunu?
Tuttun Kaf Dağı’nın, belki ardını,
Anlamaz garibin, kimse derdini;
Seni soracağım, dil kaldı mı ki?
Gittiğinden beri, yüreğim buruk,
Bir yanım noksandır, kanadım kırık,
İstersen kendini, boşluğa bırak;
Koşup saracağım, kol kaldı mı ki?
Gül bağıma hazan yelleri değdi,
Kurudu dallarım, boynunu eğdi,
Üzerine bir de, kırağı yağdı;
Sana dereceğim, gül kaldı mı ki?
Bir gecede altüst oldu hanemiz,
Ne mazimiz kaldı, ne de anımız,
Şükür sağ kurtuldu, bu kez canımız,
Yere sereceğim, çul kaldı mı ki?
Unuttum baharı, unuttum yazı,
Azaldı dünyanın, neşvesi, hazzı,
Kesildi sazımın, yanık avazı;
Çalıp vuracağım, tel kaldı mı ki?
Dönsen neye yarar, kuşum geç oldu,
Kalmadı vademiz, yaşam güç oldu,
Ağardı saçlarım, yaşım kaç oldu?
Sefa süreceğim, yıl kaldı mı ki?
Başucumda ağıt yakma boşuna,
Ağlayıp da yazık etme yaşına,
Hasretinle say ki, dizdin kurşuna;
Daha vuracağın, kul kaldı mı ki?
21.08.2026
Muhittin Alaca
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.