0
Yorum
5
Beğeni
5,0
Puan
86
Okunma

"Bu dünya bir pencere, her gelen bakar gider” dediğimizde dünya bize misafirhane olur: Gelen bakar, biraz oyalanır ve gider.
Ama pencere aynı zamanda bir bakış biçimidir. Kimi yalnızca manzarayı görür, kimi manzaranın ardındaki hikmeti.
Himmet isteyen, karşılaştığı insanlardan ve olaylardan iyilik ve destek devşirir.
Hikmet isteyen, başına gelenlerin içinden anlam çıkarır.
İbret isteyen ise başkalarının düştüğü yerden kendi yolunu öğrenir.
Belki de mesele dünyanın bize ne verdiğinden çok, bizim dünyadan ne istediğimizdir.
Bu düşünceden hareketle şöyle bir cümle kurulabilir:
Bu dünya bir penceredir;
her gelen bakar, her giden iz bırakır.
Kimi yalnızca seyreder,
kimi himmet arar,
kimi hikmet bulur,
kimi de gördüğünden ibret alır.
Dünya herkese aynı dünyadır;
ama herkes kendi gözünün gördüğü kadarını götürür.
PENCERE
Bu dünya bir penceredir;
her gelen bakar,
her giden biraz iz bırakır.
Kimi bakar yalnızca manzaraya,
gökyüzünü gökyüzü,
yolu yalnızca yol sanır.
Kimi perdeyi aralar
bir hikmet arar ardında;
gördüğü her şeyin
bir sözü, bir sebebi vardır.
Kimi himmet ister dünyadan,
bir gönülden el,
bir dosttan omuz,
bir yaradan merhem bulur.
Kimi ibretle bakar;
başkasının düştüğü yerde
kendi adımını ölçer,
başkasının yarasından
kendi yolunu öğrenir.
Dünya herkese aynı dünyadır;
aynı güneş doğar,
aynı yağmur yağar,
aynı kapılar açılır, kapanır.
Ama herkes
kendi gözünün gördüğü kadarını taşır gider.
Demek ki mesele
dünyanın bize ne verdiği değil;
bizim dünyadan
ne istediğimizdir.
Kimi ömrünü seyir sanır,
kimi arayış…
Kimi bir pencere önünde
hayatı tüketir,
kimi aynı pencereden
kendini görür.
Ve belki de
insanın dünyaya bıraktığı en büyük iz,
dünyaya nasıl baktığıdır.
Gürsel Özkan
5.0
100% (1)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.