0
Yorum
0
Beğeni
0,0
Puan
16
Okunma
İlk baharda çiçek açarken
Bir mayısta cihana gelmiş biriyim
Koyun kuzusuna melerken
Gözleri cihana açmış biriyim.
Yetiştiğim Karkın toprağında
Ekin biçmişim Haziran ayında
Gençliğimin en deli çağında
Bir ahuya gönül vermiş biriyim
Traktöre biner tarlaya giden
Temmuzda mercimek yolan
Harmanda cecimizi savuran
Ayaz gecelerde gezmiş biriyim
Ağustosun sarı sıcağında
Çalışıp çabalayan baba ocağında
Kayapınarın soğuk sularında
Ameleye çay demiş biriyim .
Eylül gelince defter kalem elinde
Takım elbise kravat Mucur lisesinde
Bir dilberin sevgisi yüreğinde
Gizli gizli seven biriyim
Bağalar bozulurdu Ekim gelende
Üzüm kesip, patates soğan sökende
Bir yanık türkü dilinde
Çığıra çığıra gezen biriyim
Sarı apraklar dökülür bu zamanda
Atamın acısı vurur on Kasımda
Yetim kalmışım onbeş yaşında
Baba hasretiyle yaşamış biriyim
Ayaz kıtır kıtır keserdi elimizi
Kapkara yakardı yüzümüzü
Aralık’ın çiğseli havasında
Pancar sökmüş biriyim.
Mevsim ne kıştı, nede aylardan Ocak
Kar erken düştü garip başıma
Yüreğim olmuştu sevdalı Ocak
İçin için yanmış biriyim
Şiirler mektuplar yazdım kendi halimce
Kimi vatana, kimi yarene, kendi dilimce
Hayaller kurardım kendi gönlümce
Şubat gibi kısa sevdanın biriyim
Gençliğimiz zay oldu ömrümüz ziyan
Olmadı Feryadımı olmadı duyan
Mart gibi bir kasırga bir boran
Yüreği buz kesmiş biriyim.
İsterdim ki Nisan gelse açsa güller
Gül kokusu götürse yarime yeller
Yaraladı vefasız, sarmaz ki eller
Mecnun gibi divane gezmiş biriyim
Garip Şenol dünyanın yükünü
Taşıdım bir ömür boyu
Herkese karşı durdum amma
Eğdim Feleğe boynumu
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.