(c) Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Şiirlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
İki gönlün aynı sevda etrafında buluşmasını sıcak ve samimi imgelerle anlatan, huzur ve mutluluk duygusu taşıyan güzel bir şiir. “Gönül gönle bir yuva kurunca” dizesi özellikle şiirin özünü çok güzel yakalamış. Sevdanız daim, kaleminiz bereketli olsun.
Şiirime gösterdiğiniz ilgi ve samimi yorumunuz için minnettarım. Her kelimeye farklı bir gözle bakıldığında yeni anlamlar doğuyor. Bu paylaşım, yazma yolculuğuma güç katıyor. Desteğiniz için gönülden teşekkür ederim.
Şiirime gösterdiğiniz ilgi ve samimi yorumunuz için minnettarım. Her kelimeye farklı bir gözle bakıldığında yeni anlamlar doğuyor. Bu paylaşım, yazma yolculuğuma güç katıyor. Desteğiniz için gönülden teşekkür ederim.
İki Kişilik Aşka Üçüncü Sandalye Koydurmayanlar Salonu
Kalburabastî Efendi Hazretleri salona elinde iki kişilik rezervasyon fişiyle girdi. Nejat Hoca’nın İki Kişilik Aşk şiirini okudu, salonu şöyle bir süzdü: Başlıktan tedbirimizi alalım. Aşk iki kişilikmiş. Kimse üçüncü sandalye istemesin. Bu memlekette iki kişilik aşka akraba, komşu, eski sevgili, sosyal medya ve mahalle müfettişleri dâhil olunca nüfus bir anda on yediye çıkıyor!
Ozan Duranoğlu Köşesi’nde Yanında Yaşar, ilk kıtayı okuyup parmak hesabına başladı: Sen yanımda, ben yanında... Efendim ikisi de birbirinin yanındaysa bunlar tam olarak nerede duruyor? Kalburabastî kaşlarını kaldırdı: Aşk bağında Yaşar! Gül de açıyormuş. Açsın. İki canda bir sevda varmış. O da güzel. Yaşar defterini kapattı: Tamamdır. İlk kıtada taraflar bulundu, mekân bulundu, sevda bulundu. Nüfus sayımı tamamlandı!
Âşık Serdari Köşesi’nde Ortakçı Neriman, ikinci kıtaya gelince telaşlandı: Elin elim, gözün gözüm diyor. Efendim aşk ilerledikçe şahsi mülkiyet ortadan kalkıyor! Kalburabastî şiiri kontrol etti: Neriman, mecazdır o. Birazdan Sen olunca diner sözüm diyor. Ne güzel işte. Neriman hayretle baktı: Bir insan sevgilisini görünce susuyorsa Nejat Hoca aşkın şimdiye kadar bilinmeyen en büyük faydasını keşfetmiş olabilir. Bunu evli çiftlere duyuralım mı? Kalburabastî bastonunu masaya bıraktı: Duyurma! Nejat Hoca’nın başına aile danışmanlarını toplama.
Ozan Avanoğlu Köşesi’nde Emlakçı Sabri, üçüncü kıtadaki Gönül gönle yuva kursun sözünü duyar duymaz metreyi çıkardı: Kaç artı bir düşünüyorsunuz? Kalburabastî irkildi: Gönül yuvası Sabri! Tapu kimin üzerine? İkisinin gönlüne. Aidat? Sevgi. Isınma? Aşk. Manzara? Her gün bahar. Sabri metreyi topladı: Efendim böyle ev varsa ben de taşınayım. Kalburabastî sandalyesinden doğruldu: İKİ KİŞİLİK DİYOR SABRİ! Daha şiirin başlığında seni dışarıda bıraktık!
Ozan Dermani Köşesi’nde Masalcı Muzaffer, son kıtayı okuyup meseleyi ciddi ciddi değerlendirdi: İki gönül, tek bir masal... Efendim masal güzel de sonu nasıl? Kalburabastî: Şiirde gayet güzel. Dev var mı? Yok. Cadı? Yok. Kötü kalpli üvey anne? Yok. Ayrılık? Yok. Hasret? Yok. Muzaffer kuşkulandı: Nejat Hoca aşk şiiri yazdığına emin mi? Türk şiirinde bu kadar problemsiz ilişkiye pek rastlamıyoruz!
Kalburabastî Efendi dosyayı kapattı: Şiirin güzelliği sadeliğinde. Nejat Hoca aşkı büyük fırtınalara, hançerlere, küllere, mezarlara sokmamış. Yan yana duran iki insan, el ele olma, gönülde yuva kurma ve birlikte yaşlanma isteği var. Dört kıta boyunca aşk kimseyi öldürmüyor, yakmıyor, dağa çıkarmıyor, çöle düşürmüyor. RUSAMER kayıtlarına göre bu başlı başına edebî vaka!
Emlakçı Sabri yeniden el kaldırdı:
Efendim, gönül yuvasında hâlâ bir oda boş olabilir mi?
Hayır.
Balkon?
Hayır.
Müştemilat?
Hayır.
Bahçeye küçük bir kulübe?
Kalburabastî kapıyı gösterdi:
SABRİ! Şiirin adı İki Kişilik Aşk. Sen emlakçı olarak bile üçüncü kişi olamazsın!
Masalcı Muzaffer araya girdi:
Efendim, son bir soru.
Söyle.
Dört kıta boyunca her şey güzel, herkes mutlu, her gün bahar, iki gönül aynı yuvada... Bunun gerçek olduğuna inanıyor musunuz?
Kalburabastî bir süre düşündü:
Muzaffer...
Efendim?
NEJAT HOCA ŞİİR YAZMIŞ. NÜFUS KAYIT ÖRNEĞİ İSTEMEYİN ADAMDAN!
Özün sözü budur. Vesselam.
Aşkın kalabalığa ihtiyacı yoktur; doğru iki gönül bazen başlı başına bir dünyadır. İki kişinin kurduğu gönül yuvasına üçüncü sandalye koyulduğu gün masalın türü değişir.
Ser Feyzlizof Kalburabastî Efendi Hazretleri – Celil ÇINKIR / Delibal
Değerli yorumunuz için çok teşekkür ederim. Dizelerime kattığınız bakış, şiirimin başka bir yönünü açığa çıkardı. Okuyucunun kalbine dokunabildiğini görmek benim için en büyük mutluluk. Sözleriniz bana yeni ilhamlar verdi.
Değerli yorumunuz için çok teşekkür ederim. Dizelerime kattığınız bakış, şiirimin başka bir yönünü açığa çıkardı. Okuyucunun kalbine dokunabildiğini görmek benim için en büyük mutluluk. Sözleriniz bana yeni ilhamlar verdi.
Şiir, sade ve akıcı diliyle Aşık Edebiyatı ve Türk halk şiiri geleneğinin en duru, en içten örneklerinden birini sunuyor. İki insanın aynı duyguda buluşmasını, sadeliğin ve huzurun getirdiği o katıksız aşkı son derece zarif bir ritimle anlatıyor.
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.
Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Ne paylaşacaksınız?
Şiir, yazı, kitap ya da ileti için hızlıca ilgili alana geçin.