1
Yorum
15
Beğeni
0,0
Puan
125
Okunma
kara kaplı sonu hüzünle biten
ağır bir romanın boş b’eşiğinde
Farid Farjad’ın kemanı üzerine/
hâlâ misket biriktiriyorum kavanozda
hatıra olsun diye işte
öylesine (değil)
belki de gözlerini unutmamak için
-bilemiyorum
Balat’ın o renkli evlerinden birinde
ıhlamur kokan bir çıkmazdayım
birşeyleri bir ân da olsa unutabilmek adına
top oynayan çocuklara karışıyorum
sonra terli gömleğimi çıkarıp
-yine yokluğunu giyiniyorum
Karaköy’de balık tutuyorum
Galata’da rehberlik ediyorum
İstanbul’un en işlek caddesinde
İstiklâlde yani-
gitar çalıyorum mesela
belki biryerlerde
seninle yeniden karşılaşmak ümidiyle
işte bu umut beni öldürmüyor
/yaşatmıyor da
salıveriyorum balıklardan birini
kendi denizine geri
sonra bir diğerini
sonra hepsini..
uçurtmaları vurdular
güneşi de yakacaklar
-imgeler en ulaşılamaz doruğunda
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.