2
Yorum
15
Beğeni
0,0
Puan
112
Okunma
kusursuz bir güneşin ardından
bardaktan boşalırcasına bir yağmur başlıyor
ne var ki tedbirliyim
"şikk şakk" diye açıveriyorum
o son paramla aldığım devasa şemsiyemi
biraz da gerinerek yürüyorum bir haltmış gibi
şemsiyemle gurur duyuyorum
-kutsal bir bayrak taşıyorum sanki
tıka basa dolu "durak"
nerde oturmak -ayak basacak yer bulsak
biraz kalabalık etme duygusu
biraz da şemsiyemi koruma içgüdüsü
-az öteye kuruluyorum
bir kızcağız yanaşıyor yanıma
gülümseyerek -müsade isteyerek
"tabi" diyorum refleks olarak istemeyerek
tatlı bir telaşa düşüyorum
-kurum kurum kurunuyorum
onun otobüsü önce gelirse sorun değil de
ya benimkisi önce gelirse!
kızcağazı böyle bırakıp gitmek olmaz
onu beklediğimi belli etmek olmaz
durum vahim..
-çekiyorsun mıknatıs gibi belayı İbrahim!
işte geliyor bir tanesi
içimde hemencik kaçıp gitme duygusu
son yolcunun ardına sığışırken
kızcağazla göz gözeyim
tutuşturuveriyorum bir eline şemsiyeyi
o ân derin bir sessizlik
o bir gülüşüyle selamlıyor gözbebeklerimi
benim içim gıdıklanıyor!
yalın, çıplak, yalınayak kalıyorum o ân
hâlâ bir yanım adam
-ardıma bakmıyorum geri!
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.