1
Yorum
4
Beğeni
0,0
Puan
31
Okunma

Biz uykusuz gecelerde can çekişirken, sırtımızı yasladıklarımız meğer çoktan bıçak bileyenelermiş. Sığınacak bir virane, üşümemizi durduracak bir hırka kalmadığında; yalnızlık, ortasında ıslanmaktan başka çaremiz olmayan kaçınılmaz bir fırtınaya dönüşür. Ne ruhumuzu o sahte tezgahlarda pazarlarız ne de onların yalancı tanrılarına boyun eğeriz. Bütün kaleler yerle bir olsa da, bırakalım nehirler başkalarına aksın; biz kendi karanlığımızdan doğacak güneşi bekleriz, çünkü fazla sulanan çiçekler sonunda boğulur gider.
Birer birer dökülürken yıldızlar
Git gide ağırlaşıyor kollarımdaki ceset
Birleşiyor leş kokusu yorgunluğumla
Acıyan gözlerle kaçışıyor insanlar
Ne içindi uğraşlar
Uykusuz gecelerde inleyişler
Sayısız feryatlar ah çekişler
Ben yavaş yavaş demlenirken
Onlar bıçak bileylemişler
Hangi viraneye girsem yıkık
Korumuyor hırkalar üşümekten
Kaçınılmaz bir fırtınaydı yalnızlık
Bize de yıkanmak düşen
Istemez size kalsın
Dininiz de tanrılarınız da
Dualarımın karşılığı yok kitaplarınızda
Hiç uğruna satılık değil ruhum
Pazarlayamam proletaryanızda
Yıkılmaya mahkum bütün kaleler
Direniş karanlıkları yarıp gelecek
Varsın size aksın bütün nehirler
Fazla sulanırsa boğulurmuş çiçek
Neylersin
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.