0
Yorum
6
Beğeni
0,0
Puan
187
Okunma

Bir şiir düşün...
Harfler henüz dağınık,
Dizeler kendi kabuğunda.
Sözcükler, mahcup bir çocuk gibi arkama saklanmış;
Ne yön bilir cümleler, ne pusula.
Derken bir çay kokusu sızar odaya;
Taze, buğusu üstünde, alabildiğine neşeli.
Fırından yeni çıkmış ekmek sıcaklığı var havada,
Pencere kenarına serilmiş bir kedi, keyifle gerinir.
Sokağa taşar simitçinin sesi:
"Haydi, sıcak sıcak!"
Yüzünde güneşi yakalamış bir adamın telaşsız gülüşü...
Oysa hayat, bazen ne çok ciddiye alır kendini;
Masa dolusu kâğıt, bitmeyen hesaplar, mesailer...
Ama bak, cebinde unuttuğun bir erik kurusu
Ya da eski bir dostun ansızın düşen "Nasılsın?" mesajı
Toplar o dağınık harfleri bir araya.
İşte böyle üstat,
Şiir dediğin illa kederden beslenecek değil ya!
Bir bardak demli çaya kırk yıllık hatır sığdıranlar,
Şu kısacık ömürde gülümsemeyi bir devrim gibi taşıyanlar var.
Bak, harfler toplandı bile,
Yan yana dizildi kelimeler:
Sen yeter ki gülümse,
Bırak, dertler kendi derdine yansın!
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.