0
Yorum
11
Beğeni
5,0
Puan
86
Okunma
Sükutta mısın..?
Kaç yanılgı içilecek daha..?
Sanrılarla dolup taşıyor mahsenim...
Âmâ değilsin..
Sırtını yaslandığın iki cümlenin altında ezilen hoyrat bir zaman var...
Başını ayırdığın özlem;hangi omuzun ağırlığı şimdi..?
Kâh deyip sustuğun uslanmaz dilinde
O kabuksuz yara büyür durur...
Acının burhanına kim köle etti bizi..?
Ya da yolları ayrılmış satırları kim kapattı..?
Ucundan tutuşmuş büyük yangınların küçük alevleriyle hangi çocuksu yanın oynadı..?
Şimdi perdelerin ar damarı çatlamış...
Kırılmış pencerelerden akıyor ıssızlık...
Eşikte açılmış bir kapı içine düşürdüğün mısraların çığlığı...
Geceye sancıları ekip gideceksin öyle mi..?
Toparla beni de,lüzumu yok artık burada eskimenin...
Sükutta bir keramet olsa gerek...
Baksana yıkılıyor işlediğin günahların duvarları...
Herkes duydu bizi...
Şimdi sus...
Vakti geldi lâl kalmanın...
Hadileyelim birbirimizi...
Gizle yüreğini...
Sanrılar doluşmadan...
5.0
100% (3)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.