1
Yorum
7
Beğeni
4,8
Puan
129
Okunma
Seni böyle dilsiz
Kirpiklerinin ucunda salınan,
Uzak ufuklara savuran rüzgâr
Zihninin dehlizlerinde
İnce ince oyalayan zaman
Hangi unutulmuş ânın kırıntısı,
O buğulu bakışlarına
Sığınacak bir sükûnet
Sebebini çözemediğin
O birikmiş ağlamak...
Sanki yağmayı unutmuş
Ağır bir bulut göğsünün tam ortasında.
Ne gözlerinden taşabiliyor,
Ne de içinden çekilip gidiyor.
Yitik kokuydu genzini yakan,
Gölgesiydi bakışlarına çöken
Boynu bükük kelimelerle
Ruhunun fırtınalarını dindiren,
Gözlerine o duru esinti
O derin sükûneti veren vaktin
Bir çocuk saflığıyla sığındığın o huzur…
Bir ağlamak var içimde,
Yıkılmış bir kentin sokaklarına yağan
Sessiz bir yağmur…
Ne kadehi dolduran bir keder
Ne de adı konulmuş bir sızı...
Sadece birikmiş bir ikindi gölgesi,
İçimde kırılan bir aynanın
Sessizce yüreğime batışı.
Ağlamak...
Bir nehrin denize varma çabası belki,
Belki de kendine geç kalmış bir ruhun
Sessizce kendi omzunda can verişi.
Şimdi mevsim hüzün,
Adı konmamış bütün gözyaşlarının
Sürgünü kalbimde üşüyen kuş,
Kanatlarında yarım kalmış vedalar.
30.10.2014
5.0
83% (5)
4.0
17% (1)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.