1
Yorum
10
Beğeni
0,0
Puan
130
Okunma
sanıldığı gibi
ufak tefek değil dünya
ipince bir çizgi hiç değil
paldır küldür girilse de kapısından
ağır aksak dönüyor diye
denmemeli pinti...
altmışlık dişlerini gıcırdatıyor
saltanatı uykumun
ağzımda bölük pörçük söz dilimi
hükmü yitik, coğrafyası hiç
atom parçasıyım patlamak üzere
tıngır mıngır evrenin seyrinde
fısıltımı duymaz
anam çoktan toprak
titriyor zangır zangır
ki benden de beter...
ilkel bir huydur
durup dururken homurdanmak
harale gürele coşmak
zil zurna, salya sümük
süzüm süzüm berikiyle
nicemiz mızıkasız, kavalsız
boşlukta aval aval...
bu feryat bu figan şimdi
harıl harıl yandığından orman
gökte toz duman uçuşan
bir don bir terlik
pırıl pırıl çocuklar
yaşlılar, hastalar
ateş koridorunda
ve tabiatla haşır neşir
onca börtü böcek
kirpiler, geyikler, kuşlar
alelacele temmuz ateşiyle
cayır cayır yanıyorsa
gelin soralım kalbimize,
neden, niçin?
naçar düşmüş insan nefesi
bir kaşık suda boğulacak kadar
kulağı sağırdır nefsin
koynunda esrik sevilerin külçesi
peri perişan umut
bir dirhem akıl ki
kırış kırış ve takatsız
yamulmuş dün
prangada gün
dilimin ucunda üç yavan mısra
ha kırıldı ha kırılacak
karınca kararınca
yol alır mı benimle
yeni bir sabaha
...
H.K
Temmuz 2026 Sthlm
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.