0
Yorum
2
Beğeni
0,0
Puan
28
Okunma
Pervazımdan sessizce çıktı gölgen
Cam tozları sabahı benden sakladı
Masanın unutulan kıyısı beni çağırdı
Çayımın buharı adını ezberlemedi
Takvim yaprakları omzuma değmeden geçti
Kapı kolu bile senden söz açmadı
Ayakkabım kaldırımla gizlice anlaştı
Ben yürüdükçe sokak rengini değiştirdi
Hiç kurulmamış bir cümlenin içinde bekliyorum
Rüzgâr cebime taşın sesi bırakıyor
Gece avuçlarımda ince bir harita çiziyor
Kayboldukça yönüm kendine yaklaşıyor
Adımı söylemeyen yankılarla konuşuyorum
Suskunluğun en parlak yerinde çoğalıyorum
Perdeler akşamı katlayıp rafa kaldırdı
Pencere gökyüzünü tek nefeste değiştirdi
Boş fincan masaya ikinci bir gölge bıraktı
Beklemek bile başka bir dile dönüştü
Kilitler anahtarı tanımamayı öğrendi
Çatılar yağmuru sessizce ikiye böldü
İsmimsiz bir mevsim omzuma kondu
Kalbim ilk kez kendi sesini dinledi
Hiç kurulmamış bir cümlenin içinde bekliyorum
Rüzgâr cebime taşın sesi bırakıyor
Gece avuçlarımda ince bir harita çiziyor
Kayboldukça yönüm kendine yaklaşıyor
Adımı söylemeyen yankılarla konuşuyorum
Suskunluğun en parlak yerinde çoğalıyorum
Hasan İsra Yıldırım (cy)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.