0
Yorum
6
Beğeni
5,0
Puan
60
Okunma
Zamansız Sorgular
Korsan gecenin kuytusunda zaman,
İçerikli göğün kanadından baykuş zırıltısı.
Mavi kelebekler saklanmış koynuma, beni avutuyor.
Çok sevgiler göstermelik, âdet yerine gelmiş;
Anadan babadan başka yar da yok.
İteleyen ömür önüne düşmüş,
Gel vakit git vakit ne çabuk tükenmiş
Duvardaki sayfalar,
Hazan yaprakları...
Uzatıp delice başını, içine boş dolan karmaşa.
Biraz içine çökmüş beyaz sakallar,
Saçlar "dikkat et" diyor başkalarına.
Zaten sevdiklerin hep ahirete göçmüş,
Senden bir kaç kişi var.
Ne eğlenirsin gönül?
Paçavralardan hayatına ne kalmış?
Yalan dolan,
Sahte yüzler,
Boş vaatler falan...
Köşede kalmış kör dilenci,
Çiçek satan güzel kızlar...
Işıklar derine inmiş,
Sahnelerde intikam.
Biraz da gül yazsın kaderini,
İklimleri tüketmeyen diri;
Gözler açılsın kalplerden,
Girsin aklın penceresinden içeri.
Nerede kaldın büyük sevda?
Hani Zühre’nin elması?
Vakitli vakitsiz isyan bayrakları
Çekilmiş çaresiz göklere.
Hep karşılık bekler aşk,
Mecazidir sonu.
Hani büyük aşklar, nerede kaldı üstat?
İçimizi yakan gemiler tükettiyse de bizi,
Yanan şehirlerden kaç gemi geçti?
Saydın mı öfkesini?
Of, of!
Yedin bitirdin beni.
5.0
100% (2)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.