Önce doğruyu bilmek gerekir; doğru bilinirse yanlış da bilinir, ama önce yalnış bilinirse doğruya ulaşılamaz. farabi

DEM

( 3 kişi )

2

Yorum

5

Beğeni

5,0

Puan

86

Okunma

DEM

DEM


yine bir akşamı sallıyorum,
pazar mı tesi mi,
Salı mı çarşaf mı,
yine bir ertesi,

zaten hep öyle değil mi,
takvim yaprakları son’bahar,
bir bir dökülüyor,
kırlaşmış saçlarım gibi ellerim de,

sonra dem diyorum dem,
kaçak çay gibi,
ince belli bardak gibi,
cam kesiği,

keskin,
içimde,
çiğerimde,
demleniyor,

günü geceye,
sabahı çarşaf çarşaf,
bir ikindi vakti dem’e,
takvimsiz bir çamaşır sepeti gibi verdim…
Sibel Karagöz
#sibelkaragözşiirleri
#sibel_karagoz

Paylaş:
5 Beğeni
(c) Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Şiirlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Şiiri Değerlendirin
 

Topluluk Puanları (3)

5.0

100% (3)

Dem Şiirine Yorum Yap
Okuduğunuz Dem şiir ile ilgili düşüncelerinizi diğer okuyucular ile paylaşmak ister misiniz?
DEM şiirine yorum yapabilmek için üye olmalısınız.

Üyelik Girişi Yap Üye Ol
Yorumlar
Sabitlendi Etkili Yorum
YEŞİLIRMAK
YEŞİLIRMAK, @yesilirmak1
12.7.2026 06:57:49
5 puan verdi
Günlerin birbirine karıştığı, zamanın akıp gitmekten ziyade üst üste yığıldığı o hissi çok güzel yakalamışsınız. Şiirinizdeki o "takvimsiz" olma hali, insanı hem bir boşluğa bırakıyor hem de çok tanıdık bir efkâra sarıyor.
​Özellikle şu kısımlar kalemi çok güçlü kılmış:
​"Salı mı çarşaf mı / yine bir ertesi": Günlerin isimlerini yitirip sadece birer "ertesi" haline gelmesi, o sıkışmışlık hissini harika özetlemiş. Son dizelerdeki "çarşaf çarşaf" ifadesiyle kurduğu köprü de ritmi tamamlamış.
​"Takvim yaprakları son’bahar": Yaş almayı, saçların kırlaşmasını doğanın bir dökümüyle birleştirmek klasik ama eskimeyen bir hüzün. Ellerinizdeki o yaşanmışlık hissi dizelerden hemen geçiyor.
​"Kaçak çay gibi / cam kesiği / keskin": Buradaki "dem" metaforu çok sert ve güzel. Çay sıcaklığıyla ısıtır derler ama sizin dizelerinizde o sıcaklık bir cam kesiği gibi içe işleyen, ciğeri yakan bir şeye dönüşmüş.
​Zamanı "takvimsiz bir çamaşır sepetine vermek", hayatın o sıradan, gündelik koşturmacası içinde kaybolan ömrü çok özgün bir imgeyle anlatmış. Yüreğinize, kaleminize sağlık. İçinizde demlenen bu efkârın yükü hafiflesin, çayınız hep dostlukla doldurulsun.
Etkili Yorum
Hikmet-Metin
Hikmet-Metin, @hikmet-metin
12.7.2026 01:39:43
5 puan verdi
Şiir, zamanın akışını ve insanın içindeki yorgunluğu çok özgün imgelerle anlatıyor. Özellikle “Pazar mı tesi mi, / Salı mı çarşaf mı” dizeleri, günlerin birbirine karıştığı, rutinin anlamını yitirdiği bir ruh hâlini başarıyla yansıtıyor. Şair, zamanı artık takvimle değil, içindeki yorgunluk ve demle ölçüyor.

“Takvim yaprakları sonbahar, / bir bir dökülüyor, / kırlaşmış saçlarım gibi ellerim de” bölümü ise yaş almanın, tükenişin ve geçip giden ömrün hüzünlü bir metaforuna dönüşüyor. Ellerin bile kırlaşması, yalnızca bedensel değil, ruhsal bir eskimeyi de hissettiriyor.

Şiirin merkezindeki “dem”, çok katmanlı bir simge olarak öne çıkıyor. Bir yandan kaçak çayın koyuluğunu ve acı tadını çağrıştırırken, diğer yandan insanın içinde ağır ağır biriken özlemleri, kederi ve yaşanmışlığı temsil ediyor. “İnce belli bardak gibi, / cam kesiği” benzetmesi ise demin hem sıcak ve tanıdık hem de can yakıcı bir yanı olduğunu düşündürüyor.

Finaldeki “takvimsiz bir çamaşır sepeti gibi verdim…” dizesi, hayatın birikmiş yorgunluklarını, ertelenmiş günleri ve düzensizce üst üste yığılmış anıları çağrıştıran son derece çarpıcı bir kapanış. Şair, zamanı düzenleyen bütün ölçüleri bir kenara bırakıp kendini “dem”e, yani içindeki birikmiş duygu hâline teslim ediyor.

Sibel Karagöz, bu şiirde gündelik hayatın sıradan nesnelerini ve sözcüklerini derin bir varoluş duygusuna dönüştürmeyi başarmış. “DEM”, insanın zamanla, yaşlanmayla ve içindeki sessiz birikimlerle hesaplaşmasını modern ve özgün bir dille anlatan, etkisi okunduktan sonra da uzun süre süren bir şiir. Tebrik ederim hocam...
© 2026 Copyright Edebiyat Defteri
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Üyelik
Giriş paneli

Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.

ÜYELİK GİRİŞİ

KAYIT OL