0
Yorum
0
Beğeni
0,0
Puan
64
Okunma
Yıllardır boş bırakılmış konağın
Pencerelerine uğrayan yabancı rüzgâr gibisin,
Geliyorsun,
Dokunuyorsun,
Ama kalmıyorsun.
Bıraktığın bakışların var bana emanet,
Parmak uçlarında başka mevsimin izini taşıyan,
Başka hikâyelere yaslanmış yorgun duruşların.
Bende kalan yanların
Bana ait olmadığını,
Gece, kadehlere damlatıp
Acıyla yudumlayan hüzünleri
Gözlerinin kıyısında biriken uzaklıklardan,
Sessizce içime akıyorsun.
Aklımın karanlık köşesine sızıyor sesin,
Eski bir şarkının unutulmuş nakaratı,
Ne kadar susturmaya çalışsam
Dönüp dolaşıp beni sana sarhoş ediyor.
Her gece yeniden,
Gözlerine gebe,
Doğmamış umutlar taşıyorum içimde.
Bir bakışına büyüyen düşler,
Gülüşüne ömrünü adayan çocuk kalbimle
Sana yeniden inanıyorum.
Senden kalan birkaç kırıntı avuçlarımda,
Pulsuz bir mektubun sararmış kokusu,
Yarım kalmış cümlenin titrek harfleri,
Sonbahar akşamına sıkışmış kahkahaların...
Yaşamaya çalışırken
Onlarla boğuluyorum.
Ben yine hazırım sana kanmaya.
Yine aynı yangına yürümeye,
Aynı uçurumun kenarında adını fısıldamaya.
Gel...
Gel aşk yanım.
Gel, yarım kalmış ömrümün tamamlanmamış sayfası.
Gel, eksik bırakılmış bütün cümlelerimin devamı ol.
02.06.2006
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.