1
Yorum
6
Beğeni
5,0
Puan
37
Okunma
Bir eski ceket var askıda hâlâ,
Cebine sinmişsin sanki yıllarla.
Kaç kere kaldırdım çöpe atmaya,
Elimi uzattım, olmadı.
Kahvede oturdum dostların ile,
Güldüm, çay söyledim üç beş kere de.
İçimde bir sandal battı gizlice,
Kimseye belli etmedim, olmadı.
Sabaha kadar da ışığı yaktım,
Duvara gölgemi oturup baktım.
Bir ömür kendimden seni ayırttım,
Kalbimi ikna ettim, olmadı.
Dedim; kader buysa boynum da ince,
İsyan etmedim ben Yaradan’ca.
Her secdede seni bıraktım önce,
Duamı değiştirdim, olmadı.
Şimdi ne bir haber beklerim senden,
Ne de kapı çalar diye ürpermem.
Ömrümün en doğru yalanı meğer,
“Seni unuttum.” dedim… olmadı.
Dedim; bu yangının külü de diner,
Sobayı yaktım da, külü olmadı.
İçimde buz tutmuş bir dağ var meğer,
Ateşi büyüttüm, olmadı.
Çayı demli koydum pencere önüne,
Yağmur oturmuştu karşı evine.
Bir fincan ömür verdim bekleyişime,
Vaktini ömrümün uzattım, olmadı.
Otobüs misali geçti şu yıllar,
Her durak içimde ayrı bir mezar.
İndi bütün yolcu, inmedi efkâr,
Yükümü boşalttım, yine olmadı.
Pas tutmuş bir kilit oldu yüreğim,
Ne anahtar tuttu ne de dileğim.
Kaç kere kırmaya niyet eyledim,
Kapıyı zorladım, açan olmadı.
Bir gölge büyüttüm akşam duvarında,
Adın dolaşıyor evin her yanında.
Gittin ama sesin kaldı odamda,
Uyuturum diye Perdeyi kapattım, olmadı.
Dedim; deniz bile çekilir bir gün,
Kayalar unutur vurulan köpüğü.
Ben de unuturum sandım yüzünü,
Hafızamı yokladım, olmadı.
Kader bir değirmen, ben kuru başak,
Nereye savursa oraya düştük.
Bir avuç sabırla çıktım yokuşa,
Nefesimi topladım, olmadı.
Köprüler kurmadım dönerim diye,
İzini sürmedim görürüm diye.
Yüreğim, göç eden kuş misaliydi,
Kanadını sardım, olmadı.
Şimdi aynalarda yabancı yüzüm,
Ne eksik ne fazla, sensizlik özüm.
Toprağa gömdüğüm onca hatıran,
Bir yağmur çıkardı… olmadı.
5.0
100% (1)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.