0
Yorum
1
Beğeni
5,0
Puan
62
Okunma
Bana iyi misin diye sormayın.
İnsan bazen yaşadığı için değil,
alıştığı için nefes alır.
Ben uzun zamandır,
kendi sesimin kiracısıyım.
İçimde oturan adam,
kapıyı açmıyor artık.
Kalabalıkların arasında yürürken
kimsenin omzuna değmiyorum.
Dokunsam,
üstüme yıllardır çöken sessizlik dökülecek sanıyorum.
İnsan bazen
bir cümleyi değil,
bütün ömrünü içine yutar.
Ne garip...
Herkes beni aynı mevsimde tanıyor.
Yüzüm yalnızca belli zamanlarda hatırlanıyor.
Geri kalan günlerde
adım,
eski bir tabeladan sökülmüş harfler gibi
kimsenin dikkatini çekmeden eksiliyor.
Beni en çok,
beklediğim kapılar yaşlandırdı.
Çalmaya cesaret edemediğim ziller...
Göndermediğim mektuplar...
Telaffuz etmeye kıyamadığım isimler...
İnsan,
söylemediği şeylerin altında da ezilebiliyormuş.
Bir gün aynaya baktım.
Karşımda ben yoktum.
Yıllardır başkalarının beklentilerini taşıyan
ödünç bir yüz duruyordu.
Meğer insan,
kendinden vazgeçerken ses çıkarmıyormuş.
Kim bilir...
Belki de bazı insanlar
yanlış mevsime doğuyor.
Toprak onları kabul etmiyor.
Gökyüzü isimlerini ezberlemiyor.
Takvim,
her yıl aynı sayfayı eksik basıyor.
İşte o zaman anladım...
Ben,
yalnızca kış mevsiminde adam olanlardanmışım.
Bunu söylemek bile ağır geliyor.
Çünkü bazı gerçeklerin sesi vardır.
İnsan duyunca,
içindeki bütün kapılar aynı anda kapanır.
Kış gelince
insanlar montlarını çıkarıyor.
Ben ise yıllardır
sakladığım kendimi.
Yüzüm yerine cesaretimi giyiyorum.
Gözlerim yerine bekleyişimi.
Konuşacak olursam,
içimde yıllardır donmuş bütün cümleler
aynı anda çözülüp etrafa dağılacak diye korkuyorum.
Beni anlamaya çalışma.
Ben,
takvimin herkese göstermediği dipnotlardan biriyim.
Bazı insanlar yaz akşamlarını sever.
Bazıları baharı.
Ben hiçbirini sevemedim.
Çünkü ben,
çiçek açan dalların altında
hep yabancı kaldım.
Kuş sesleri bana adres sormadı.
Rüzgâr ismimi ezberlemedi.
Gölgem bile
bazı aylarda beni takip etmekten vazgeçti.
İnsan,
kendi gölgesine bile geç kalabiliyormuş.
Sonra öğrendim...
Herkes dört mevsim insan olmuyor.
Bazılarımız,
yalnızca içimize çöken sessizlik
dışarıdaki havayla aynı dili konuştuğunda
kendimizi tanıyabiliyoruz.
İşte o yüzden...
Kış benim için bir mevsim değil.
Kimliktir.
Nefestir.
İsimsiz kalmış bütün yaralarımın
yeniden nüfusa kayıt edildiği tek zamandır.
Sakın bana güçlü deme.
Ben güçlü değilim.
Sadece dağılacağım zamanı
kimseye göstermemeyi öğrendim.
Çünkü dünya,
çatlayan insanlara değil,
dimdik duran yalanlara alkış tutuyor.
Şimdi dönüp kendime bakıyorum.
Yıllardır aynı cümlenin içinde yaşıyormuşum.
Meğer ben,
ömrünü sıcaklıklara anlatmaya çalışan bir soğukmuşum.
Meğer ben,
her mevsim yaşayanların arasında
yalnızca kış mevsiminde adam olan bir kardan adammışım.
5.0
100% (1)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.