1
Yorum
5
Beğeni
5,0
Puan
26
Okunma
Büyük oyun senaristi, yüce Mevlâ Yaratan,
Anımı elimden alansa tuzak zaman.
Tecelli ikliminden rüyalardan haber var...
Yumamam gözlerimi, ahtapottan düşler var.
Öyle bir kör nokta ki; inansam mı acep ben?
Tecelli ikliminde düşlerimde şeytan var...
Yok, yok; eksik söyledim,
Üç harfli cinler de var.
İnanırsan yanarsın; yanlış karar, yarın dar.
Gerçek mi, yalan resim? Kimsin sen?
Nereye kadar?
Bıçak sırtı yerdeyim, aşk ekini içinde.
Öyle düşler, öyle aşklar; gaybın resmi ortası.
İnansam mı, inanmasam mı diyen zamansa dar.
Rüya başlar, imansızlık dokunan büyük yara.
Gel de karar alma sen, ahtapotsuz bu yerde.
Yarının boşa çıkmaz; hakikattir bu ayna.
Gerçek mi, yalan resim? Kimsin sen?
Nereye kadar?
Gözlerimi yumamam; bıçak sırtı kesen yer.
Sarraf olan gözler; yalan, gerçek ayıklar.
Bedeli üryan vücut, tabuları yıkan adam.
Zahir ayna, batın ayna; iklimime koşsana.
Gerçek mi, yalan resim? Kimsin sen?
Nereye kadar?
Silüetten görüntüler, on iki renk bu ekvan.
Zahirde gönlü pisler oynar durur oyununu.
Atılan her bir taş yaklaştırır kendisine.
Doğru haber, doğru bilgi hakikatten üryana.
Yaklaştıkça yanarsın gülşen gülü bağında.
Öyle bir oyun ki bu; zahir batın bir kardeş.
Gerçek mi, yalan resim? Kimsin sen?
Nereye kadar?
Sonu nokta ile biten cümle neler anlatır.
Dar perspektif gözler, göremez asla onu.
Bir denizde aynılık, ummanda mavi derya.
Bir gölgesin unutma; hakikatin güneş senin.
Ot gelip de ot gitme.
Biraz tefekkür, zikir; gaye edinen fikir.
Gerçek mi, yalan resim? Kimsin sen?
Nereye kadar?
5.0
100% (3)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.