daha gözlerinde kapısı açılmamış sabahlar var kalbinin kıyısına vurup duran ilkbahar… daha içinden geçilecek yollar varacağı denizi bekleyen ırmaklar var
dalından ayrılmamış kuşlarla bölüşmelisin nağmeni ve dinlemelisin çocukluğunun ayak seslerini çınlarken koridorlar…
işte orada hep aynı tekrarlanan nakaratlar
"hayat sevince güzel sevince tatlı günler bir kuşu kelebeği bir taşı sevin yeter"
daha çekmecede açılmayı bekleyen zarflar var söyle insan kendine bile gönderemediği sözler varken nasıl susar?
(c) Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Şiirlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Başlığın ışığı altında şiirin anlatısını âcizane anlatırken hatadan affınıza sığınırım.
“daha gözlerinde kapısı açılmamış sabahlar var kalbinin kıyısına vurup duran ilkbahar… daha içinden geçilecek yollar varacağı denizi bekleyen ırmaklar var”
İlk mısrada: 2. Tekil şahıs vurgusuyla başlayan şiirde “daha” kelimesi sanki bir umutsuzluk peşrevi gibi: “dur hele daha ne oldu ki? Yarınlara açılacak nice kapılar, gün doğmamış sabahlar, yeşermemiş ve yeşerecek nice umutlar var.” Der gibi şairimiz.
2. Mısrada ise: Yine ikinci tekil şahıssa vurgu yaparak “kalp” metaforunu, sevginin yurt tutunduğu yerleşke ki Yunus Emre’nin söylemiyle Çalap’ın tahtı. Bu kalp ki kıştan yorgun çıkmış, zemheriyi atlatmış ve artık ilkbahar görünmüş kıyılarına. O canlanan doğa ha sızdı ha sızacak kadar yakın sevgi tahtına…
“daha içinden geçilecek yollar varacağı denizi bekleyen ırmaklar var” bu yeni başlangıç öyle umut ki nice yeni yollara gebe ve denizine ulaşmak için ırmak gibi coşkun heyecanlar var…
“dalından ayrılmamış kuşlarla bölüşmelisin nağmeni ve dinlemelisin çocukluğunun ayak seslerini çınlarken koridorlar…”
Henüz dalından ayrılmamış kuşlar varken; onlar ki göç yoluna daha revan olmamışken; iyi dinlemelisin cıvıltılarını hayatı sevişlerini, zorlu yolculuğa karı dirayetlerini örnek almalısın. Onlar gibi sende hayata rehber olmalıi nağmelerini en güzelinden bölüşmelisin. Öyle ki çocukluğundaki o heyecanları hatırla… Cıvıl cıvıl sade kalbinle koridorları nasıl neşeyle inlettiğini…
“işte orada hep aynı tekrarlanan nakaratlar
"hayat sevince güzel sevince tatlı günler bir kuşu kelebeği bir taşı sevin yeter"
Kainata baktığımızda her maddenin bir varlık nedeni vardır. Şekli rengi ne olursa olsun, sevimli gelse de gelmese de onları sevebilmek sadece “varlığın nedeni” bile yetmez mi? Soğuk bir taş dahi sevilmeli; yürekler taş kesilse bile. Sevmek o taşı dahi güzelleştirmez mi?
“daha çekmecede açılmayı bekleyen zarflar var söyle insan kendine bile gönderemediği sözler varken nasıl susar?”
Burada şair kanımca henüz yapılmamış işlerin beklediğini ve bunlara henüz başlamadığını söylerken. Kendine bilemiyorum; ama telkin ama nasihat veya verdiği sözlerden bahsediyor olabilir. Ve… son olarak “bunlar varken ben susamam” diyor…
Şiir baştan sona bakıldığında sanki bir başkasına konuşuyormuş gibiyken finalden âcizane anladığım aslında kendisine bütün bunları söylüyor olabilir.
Evvela tebrik ederim son kelamlarımı etmeden önce. Elbette bunlar benim hislerim en doğrusu sizdedir. Sürçü lisanımız affola. Güne gelirse şaşırmam. Selam ve saygılarımla…
bu şarkı sözlerini çok küçük yaşlarda öyle çok sevmiştim ki ayşeciğin bir filminde vardı , insanın içine sevgi doluyordu, mutluluk sarıyordu.
Şimdi bu şiirin her bir dizesi, insanın tükenmişliğine gelen beyaz bir güvercin gibi , kapısı açılmamış sabahlarım var mı benim de diye kendi içimize sorduruyor, ömrümün kıyısında bir ilkbahar var mı benimde? daha gidilecek yolum var mı, bu melodi ve bu sözler...
yüreğin susan bölümüne yazılmış en güzel şiirdi, belki bir hatırlatma, belki bir umut, belki bir sevda , belki de yaşam sevinci.
güzel kalemini okumak hep çok güzel tebrik ederim, çokça sevgim ve saygımla değerli şairem.
Beklemenin gönencindeyken Önümüze açılan provasız yolda Bir şiirin Bir şarkının Bir kavganın Belki de bir fotoğrafın içindedir umut Ki ; bence umut çok uzaklarda değil yaşama sevgi ile güzel bakanların baktığı her yerdedir umut
Vakit hep şimdi..! diyor şair Suskunun dokunulmazlığına sığınmadan
Şiir umudu olduğu kadar umudun yönünü de imlediğinde gerçek muhalif ruhunu buluyor
Tebrik ederim güzeldi şair Emeğine Yüreğine sağlık
Yaşamın içinde hâlâ açılmamış kapılara, söylenmemiş sözlere ve yaşanmamış sevgilere işaret eden duygu yüklü güzel bir şiir kaleme almışsınız Ebru Hanım. Özellikle;
“hayat sevince güzel sevince tatlı günler bir kuşu kelebeği bir taşı sevin yeter”
şarkı sözlerindeki sözler oldukça sade, neredeyse çocuksu bir dille söylenmiş bir hayat felsefesi gibidir. "Hayat sevince güzel" sözü hayatın en basit ve en hakiki gerçeğini bizlere anımsatmaktadır. Sadece insanı değil, taşı, kuşu, kelebeği yani doğada var olan her canlıyı karşılıksızca sevmenin dünyayı güzelleştirmeye yeterli olacağını anlatmaktadır. Ki çok da doğru bir sözdür. Sevmek, sevilmek duyguların en güzeli değil midir? İnsan sevmeye görsün, sevgiyi tatmaya görsün gözünde bir dağ gibi görünen sorunları küçüldükçe küçülür, ufacık gibi görünen en küçük mutlulukları ile sevinçleri ise artarak çoğalır.
Günümün şiiri olarak gördüğüm bu güzel dizeleri kaleme alarak bizlere okuma zevkini yaşattığınız için sizleri kutluyor, sevgiyle ve dostça selamlıyorum.
alihaydarkoyun tarafından 25.6.2026 16:55:35 zamanında düzenlenmiştir.
“Hayat sevince güzel” Bu satırları okuyunca aklıma hemen,ruhumuzda en nahif hali ile duran Yeşilçam filmi geldi ve melodi. Şiir biraz da ;insanda o gülümsemeyi yakalamak değil midir..
Güzel bir şiir okuduk değerli kaleminizden Kutlarım yürekten, yalansız ve riyasız Gönlün abat olsun, huzurla dolsun, tüm şiirlerin mükemmel ve benzersiz ve de birer ŞAHESER olsun Şiirle kal, sevgiyle kal, sağlıkla kal, hoşça kal
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.
Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Ne paylaşacaksınız?
Şiir, yazı, kitap ya da ileti için hızlıca ilgili alana geçin.