2
Yorum
10
Beğeni
5,0
Puan
121
Okunma
DAHA YOLUN BAŞINDAYIM
Daha yolun başındayım,
ömrüm omzumda ağır bir dağ gibi dururken,
bir çift göz taşıyorum geleceğe,
yenilgilerden değil, umutlardan yapılmış.
Arkamda kül olmuş mevsimler var,
suskunluğa gömülmüş şehirler,
yarım kalmış türküler,
adı içimde yankılanan sevdalar...
Ama ben dönüp bakmıyorum artık.
Çünkü geçmiş,
kanayan bir yara kadar benimdir,
ve yara, taşınmak için değil,
iyileşmek için vardır.
Daha yolun başındayım.
Rüzgâr yüzüme sert vuruyor,
gece önüme duvarlar örüyor,
yalnızlık gölgemi benden önce yürütüyor.
Yine de durmuyorum.
Çünkü öğrendim:
En uzun yol, insanın kendine yürüdüğü yoldur.
En büyük kavga,
insanın kendi karanlığıyla verdiği kavgadır.
Kırıldım...
cam gibi dağıldım bazen.
Ama her parçadan
yeni bir ben topladım.
Düştüm...
toprağın soğuk yüzünü tanıdım.
Ama her düşüşte
biraz daha sağlam kalktım.
Bana karanlığı anlattılar,
ben gecenin kalbinde sabah aradım.
Bana umutsuzluğu anlattılar,
ben küllerin altında kor aradım.
Ve şimdi,
yolun ilk taşında durup gökyüzüne bakıyorum.
Daha yolun başındayım,
ama içimde dağları yerinden oynatacak bir inat var.
Nehirleri yatağından çıkaracak bir özlem,
yarınlara uzanacak bir umut var.
Henüz bitmedi hikâyem.
Henüz söylenmedi son sözüm.
Henüz yazılmadı en güzel şiirim.
Daha yolun başındayım...
Ve eğer bir gün
adım rüzgâra, yağmura, toprağa karışırsa,
Ardımdan şunu söylesinler:
Bir yolcuydu.
Yaralarıyla yürüdü.
Umuduyla direndi.
Ve daha yolun başındayken bile,
ufuklara inanmaktan vazgeçmedi.
Çünkü yol uzundu,
ama yüreği yoldan da büyüktü.
5.0
100% (3)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.