0
Yorum
4
Beğeni
0,0
Puan
32
Okunma

En karanlık günümdü; göğsüme çökmüştü sessiz bir gece,
Kırılan düşlerimin sesi vuruyordu kalbimin en kuytu köşesinde,
Meğer her acı, hakikate açılan gizli bir pencereymiş,
Ben bunu öğrendim; hem de en çok yorulduğum yerde.
Yüzler düştü, sözler kaldı; sözler düştü, gerçek kaldı,
Bir ömür inandıklarım rüzgâr gibi savrulup dağıldı.
Anladım ki insan, özü neyse sözü de o olmalı,
Çünkü eğri duran her şey, vakti gelince yıkılmaya mahkumdur.
İçimde büyüttüğüm sitemler usulca çekildi kıyılarımdan,
Kader, sabrın dilini öğretti bana kırık zamanlarımdan.
Kayıp sandığım ne varsa, meğer yükmüş omuzlarımda,
Bıraktıkça hafifledim, hafifledikçe kendime vardım.
Şimdi dönüp bakınca o en kötü gün dediğim vakte,
Bir duaya gizlenmiş rahmet görüyorum her sahnede.
Çünkü bazen yıkılış, yeniden doğmanın ilk adımıdır,
Ve bazen en büyük mutluluk, gerçeği öğrenmektir geç de olsa.
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.