Kimse güvenmesin kendi gücüne; En büyük devleri yıkıyor zaman. Müzede saklanan sultan tacına, En yüksek tepeden bakıyor zaman.
Yıldızlardan bile hızlı kayarak, Neşenin gününü yanlış sayarak, Kederin gönlüne hayal koyarak, İnsanın ömrünü yakıyor zaman.
Tükenmiş yollara akar da bilmez, Kimseler anlamaz, mayası ölmez. Yaşlanır bir beden, hesabı gülmez, Mezarı duvara takıyor zaman.
Yürekler hoplatır, hemen saklanır; Yerden yere vurur, sabah aklanır. Yaşanan her olay onda toplanır; Hikâye yazmaktan bıkıyor zaman.
Çeri’m, bu zamana akıl yeter mi? Yaşayan âdemin derdi biter mi? Hayat kuru ekmek, çaysız gider mi? Öyle ya da böyle akıyor zaman...
Furkan AYDOĞAN(ÇERİ)
Paylaş:
4 Beğeni
(c) Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Şiirlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Zaman, sadece bir kavram değil, tüm varlıkları yargılayan, devleri yıkan ve sultanların tacını müzeye kaldıran bir güç olarak tasvir ediliyor. "En yüksek tepeden bakıyor" ifadesi, zamanın her şeyi gören ve değerlendiren bir gözlemci olduğunu gösteriyor. İnsanların ne kadar güçlü veya zengin olursa olsun, zamanın önünde kimse korunamıyor
Zamanın hızı ve insan ömrüne etkisi işleniyor. Yıldızlardan bile hızlı kayarak neşeyi yok ediyor, kederin gönlüne yerleşiyor. Bu bölüm, insanın geçiciliğini ve zamanın getirdiği değişimin kaçınılmazlığını vurguluyor. "İnsanın ömrünü yakıyor zaman" dizesi, hayatın kısa ve acı dolu bir yolculuk olduğunu hatırlatıyor.
Bedenlerin yaşlanması ve zamanın hesap vermeme durumu anlatılıyor. "Hesabı gülmez" ifadesi, zamanın insana karşı hiçbir merhamet göstermediğini, yaşlılığın ve ölümün kaçınılmaz olduğunu belirtiyor. Mezarın duvara takılması metaforu, ölümün her an gelebileceği ve herkesin sonunun aynı olduğu gerçeğini sembolize ediyor.
Zamanın hikâye yazmaktan bıktığı belirtiliyor. Bu, zamanın sürekli olayları tekrar etmesi ve insan deneyimlerinin sonunda anlamsızlaşması fikrini taşıyor. Her şeyin zaman içinde kaybolup gideceği, ancak zamanın kendi hikâyesini yazmaya devam edeceği vurgulanıyor
Zamana akıl yeter mi diye sorarak insanın bu akışa karşı koyamayacağını kabul ediyor. "Hayat kuru ekmek, çaysız gider mi?" sorusu, hayatın basit ihtiyaçlarla bile geçmediğini, mutlaka anlam ve paylaşım gerektiğini ima ediyor. Ancak sonuçta zamanın akışının durdurulamayacağı gerçeğiyle yüzleşiliyor. Bu şiir, okuyucuya zamanın gücünü ve insanın ona karşı olan zayıflığını hatırlatarak, yaşamın kıymetini bilmeyi ve kibre kapılmamayı öğütliyor
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.
Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Ne paylaşacaksınız?
Şiir, yazı, kitap ya da ileti için hızlıca ilgili alana geçin.