4
Yorum
6
Beğeni
5,0
Puan
34
Okunma
Pandora’nın Kutusu
Meraka yenik düştü, açılmaz kutu açtı
Saçıldı dört bir yana hastalık, acı, keder
Zeus "Sakın açma" dedi, sözde keyifi kaçtı
Yuvasına yerleşti kötülük birer birer
Bir telaşa kapıldı kutusunu kaparken
Umut içerde kaldı, Pandora çok üzüldü
Yüreği titremişti yapılmazı yaparken
Utancın acısıyla,yüreciği ezildi
Tıkır tıkır işledi Zeus’un planları
Bulaş gibi bulaştı hastalıklar, acılar...
Umutsuzca yaşamak korkuttu insanları
Çaresizlik içinde diner mi hiç sancılar?
Oysa bilseydi kadın, o kutunun içinde
Sadece kötülük mü, acı mı saklanmıştı?
Olimpos’un tahtında, o kibirli biçimde
Gülerek bayram eden, tanrılara kanmıştı
Gözyaşları sel oldu, kapandı tahta kapak
Dünya eskisi gibi artık dönmeyecekti
Gökyüzü kararırken çöktü hüzünden toprak
Kötülük salınmıştı, korkup sinmeyecekti
Hastalık, nefret, keder, dağılmıştı her yana
İnsanoğlu çaresiz, bükülmüştü boyunlar...
Çıkamadı o ışık, derman olsun bir cana
Pandora’yı kahretti oynanan bu oyunlar...
O güzel gözlerini silip baktı derine,
"Unutmak istiyorum, uyu gözlerim uyu,
Umut serbest kalsaydı kötülüğün yerine"
İç çekerek okşadı elleriyle kutuyu.
Kutunun dip köşesi sessizce kıpırdadı
Yalvardı fısıltıyla: "Korkma, ben buradayım."
Ama kapandı kapak, umuttu onun adı
Dedi ki " Seninleyim, sanma ki uykudayım."
Handan Uçak Tunca
5.0
100% (5)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.