0
Yorum
0
Beğeni
0,0
Puan
22
Okunma
Ölünce daracık kabrine seni,
İstiğfarla günâh silmeyen koydu.
Sağken bol bunaltıp habire seni,
Kibri dilim dilim dilmeyen koydu.
Kıymetlendi vaktiyle kan kusturan;
Hakir görüp hakaretle pusturan,
Zehir zakkûm konuşarak susturan,
Tatlı dil aklını çelmeyen koydu.
Düşürür düşürmez ecel ağına,
Feryadın yükseldi tâ Kaf Dağına.
Âhiret yurdunun ilk durağına,
Dünyada îmana gelmeyen koydu.
İhtimâl vermezken irtihâline,
Kefeni biçtiler zât-ı âlîne.
Ağlamadığından zâhir hâline,
Bâtınen bedbahtı gülmeyen koydu.
Cirmin kadar ateşliğin sanaydı,
Söndürmelik ceremesi banaydı.
Âh, keşke îtikâd nûrun yanaydı;
Akı karanlığı delmeyen koydu.
Âmiri, nefsinin emrinde çırak;
Şeytana yakındır, meleğe ırak.
Bir olan Allah’a kulluğu bırak,
İkilik doğurup ölmeyen koydu.
Defnedilir kul lâyık-ı veçhile,
E, mâlüm beynamaz beynamaz ile...
Cuma ne, bayramdan bayrama bile
Alnı hiç secdeye gelmeyen koydu.
Şerif der ki: "Üç Kulhü’yla bir Elham
Okuyup rûhuna salamam selâm."
Cenâbet cenahtan velhâsılkelâm,
Gusül abdestini bilmeyen koydu.
13 Şubat 2026
İzmir
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.