1
Yorum
1
Beğeni
0,0
Puan
25
Okunma
İşini iyi bilen memur vardı eskiden
Yolsuzluğu soygunu, hak diye sayarlardı
Herkesçe bilinse de bu saltanat bu devran
Ne kimseden çekinir, ne hicap duyarlardı
Zihinde yer etmişti boşvermişlik duygusu
Benlikleri sarmıştı bir gafletlik uykusu
Ne vicdan ehli vardı ne de Allah korkusu
Ellerine düşeni, ayakta soyarlardı
Tahkir, azar, paylama havalarda uçardı
Ufacık bir avanta her kapıyı açardı
Bacak bacak üstünde kahvesini içerdi
Çalışır gibi yapar, gözleri boyarlardı
Her biri bir sultandı, her biri birer kral
Yanına kâr kalırdı yaptığı suistimal
Kişiler değişse de değişmezdi bu kural
Sonradan gelenler de, bu çarka uyarlardı
Ne işgüzar biterdi ne de avare gezen
İşi yokuşa süren, binbir bahane dizen
Yıllarca sürüp gitti bu keyfiyet bu düzen
Vurgunla sefa sürer, haramla doyarlardı
Saatlerce sürerdi kuyruklarda bekleyiş
Bir günde bir seferde bitmiyordu hiçbir iş
Maalesef her yerde böyle idi işleyiş
Kısacası “bugün git yarın gel” diyorlardı
Vicdandan yoksun olan yaşamazdı darlığı
Kimse sual etmezdi edindiği varlığı
Alenen yapılırdı rüşvetin pazarlığı
Mesai bitiminde cukkayı sayarlardı
ŞENTÜRK DURSUN
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.