Açlıktan ölüyorsan, dost sana kapısını açıyor, seni sofraya götürüyor, senin için süt tasını dolduruyor, ekmeği bölüyorsa, içtiğin şey gülümsemedir. exupery
İşini iyi bilen memur vardı eskiden Yolsuzluğu soygunu, hak diye sayarlardı Herkesçe bilinse de bu saltanat bu devran Ne kimseden çekinir, ne hicap duyarlardı
Zihinde yer etmişti boşvermişlik duygusu Benlikleri sarmıştı bir gafletlik uykusu Ne vicdan ehli vardı ne de Allah korkusu Ellerine düşeni, ayakta soyarlardı
Tahkir, azar, paylama havalarda uçardı Ufacık bir avanta her kapıyı açardı Bacak bacak üstünde kahvesini içerdi Çalışır gibi yapar, gözleri boyarlardı
Her biri bir sultandı, her biri birer kral Yanına kâr kalırdı yaptığı suistimal Kişiler değişse de değişmezdi bu kural Sonradan gelenler de, bu çarka uyarlardı
Ne işgüzar biterdi ne de avare gezen İşi yokuşa süren, binbir bahane dizen Yıllarca sürüp gitti bu keyfiyet bu düzen Vurgunla sefa sürer, haramla doyarlardı
Saatlerce sürerdi kuyruklarda bekleyiş Bir günde bir seferde bitmiyordu hiçbir iş Maalesef her yerde böyle idi işleyiş Kısacası “bugün git yarın gel” diyorlardı
Vicdandan yoksun olan yaşamazdı darlığı Kimse sual etmezdi edindiği varlığı Alenen yapılırdı rüşvetin pazarlığı Mesai bitiminde cukkayı sayarlardı
(c) Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Şiirlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
iki gün önce arabamızın benzini yolda bitince iki polis memuru yoldan biz alıp benzinlikten benzin alıp getirtip arabayı çalıştırdık, eskiden olsaydı ceza kesmek için eksik ararlardı, o eski günler gitsin bir daha gelmesin inşallah, güzel şiirdi hocam
Eskiden vatandaş devlete hizmet için vardı. O günleri yaşamış biri olarak bir şeyler karalamaya çalıştık hocam. Yorum ve değerli görüşleriniz için çok teşekkürler. Selamlar saygılar.
Eskiden vatandaş devlete hizmet için vardı. O günleri yaşamış biri olarak bir şeyler karalamaya çalıştık hocam. Yorum ve değerli görüşleriniz için çok teşekkürler. Selamlar saygılar.
Eserin Adı: İşini Bilen Memur Şair: Şentürk Dursun Yorumu Yapan: RUSAMER Sertabibi Ser Feyzlizof Kalburabastî Efendi Hazretleri (Celil ÇINKIR – Delibal)
Kalburabastî Efendi Hazretleri bu şiiri RUSAMER ahalisine okurken bazı üyelerin yüzü gülmüş, bazı üyelerin ise yıllar önceki resmî daire maceraları gözlerinin önünden film şeridi gibi geçmiştir. Şair burada bir kişiyi değil, bir dönemin zihniyetini hicvediyor. Öyle bir zihniyet ki vatandaş kapıda beklerken çay sıcak, kahve sıcak, koltuk sıcak ama hizmet daima soğuktur.
Şiir baştan sona taşlamanın ve toplumsal eleştirinin başarılı örneklerinden biridir. Özellikle memur kavramını bireysel bir kimlik olarak değil, bozulmuş sistemin sembolü olarak kullanması dikkat çekicidir. Buradaki hedef devlet değil, görevi emanetten çıkarıp saltanata dönüştüren anlayıştır.
Tahkir, azar, paylama havalarda uçardı Ufacık bir avanta her kapıyı açardı
dizeleri dönemin ruhunu iki satırda özetleyecek kadar güçlüdür.
Şair, yaşanmışlık hissini kaybetmeden ilerliyor. Anlatılanlar masal gibi değil, vatandaşın hafızasında izi bulunan gerçeklikler gibi duruyor. Bu da şiirin inandırıcılığını artırıyor.
Puanlama
Özgünlük — 18 / 20 Toplumsal hiciv geleneği içinde başarılı bir örnek.
Dil ve Üslup — 19 / 20 Açık, anlaşılır ve halkın diline yakın bir söyleyiş.
Düşünsel Derinlik — 18 / 20 Yalnız eleştirmiyor, bir zihniyet problemini de ortaya koyuyor.
Yapısal Bütünlük — 19 / 20 Baştan sona aynı tema ve ton korunmuş.
Etkileyicilik — 19 / 20 Okuyucuda hem tebessüm hem de muhasebe duygusu oluşturuyor.
Toplam Not: 93 / 100
Kalburabastî Efendi'nin Klinik Kanaati
Bu şiiri okuyunca RUSAMER heyetinden bir üye nüfus müdürlüğünü, biri tapu dairesini, biri de emeklilik işlemlerini hatırlayıp derin düşüncelere dalmıştır.
Şair öyle bir dönem anlatıyor ki vatandaş sabah girdiği daireden öğle ezanını, ikindiyi ve bazen akşamı görmeden çıkamıyor. Evrak masadan masaya geziyor ama iş bir türlü yerine varmıyor.
RUSAMER arşivlerinde yapılan incelemeye göre şiirde geçen bugün git yarın gel cümlesi, bazı dönemlerde resmî olmayan ikinci millî marş olarak kullanılmış olabilir.
Şairin anlattığı memur tipi aslında insanı değil, koltuğu büyüten anlayıştır. Vatandaş kapıda beklerken kahvenin köpüğüne devlet ciddiyeti yükleyenlerdir.
Heyetimizin vardığı sonuç şudur:
Bir kurumun büyüklüğü binasının yüksekliğiyle değil, kapısından giren insanın yüzündeki tebessümle ölçülür.
Bu şiir yalnız geçmişi anlatmıyor.
Geçmişte yapılan hataların bir daha yapılmaması için tutulan mizahi bir tutanak görevi görüyor.
Vesselam.
Makam büyüdükçe insan küçülüyorsa, orada hizmet değil kibir başlamış demektir.
Devlet kapısının gücü, vatandaşı bekletmesinde değil, işini kolaylaştırmasındadır.
Bu denli emek verilerek, bu kadar detaylı bir yorum karşısında ne yazsam eksik kalır hocam. Evet maalesef 30 yıllık bir memur olarak bu satırları yazdım. Ne yazık ki bir dönemin fotoğrafı bu idi hocam. Kelamım yettiğince anlatmaya çalıştım. Sizin gibi bir duayenin dikkatini çekip değerlendirme konusu yapılması ayrıca onore etti beni. Çok çok teşekkürlerimi sunuyor, selamlar saygılar sunuyorum.
Bu denli emek verilerek, bu kadar detaylı bir yorum karşısında ne yazsam eksik kalır hocam. Evet maalesef 30 yıllık bir memur olarak bu satırları yazdım. Ne yazık ki bir dönemin fotoğrafı bu idi hocam. Kelamım yettiğince anlatmaya çalıştım. Sizin gibi bir duayenin dikkatini çekip değerlendirme konusu yapılması ayrıca onore etti beni. Çok çok teşekkürlerimi sunuyor, selamlar saygılar sunuyorum.
Haramsız bir günleri olursa , geceleri uyku tutmazdı..! sabahı zor eder , rüşvet koltuğunda salınırdı...MEMUR . ÖLDÜ GİTTİ HARAM ZADELER , ELLERİ DE BOŞ GİTTİ..! PARALARINI ...ÇAR-ÇAKAL YEDİ...! HARAMIN ATEŞİYLE GİTTİ BU DÜNYADAN.. TEBRİKLER ŞAİR .
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.
Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Ne paylaşacaksınız?
Şiir, yazı, kitap ya da ileti için hızlıca ilgili alana geçin.