2
Yorum
4
Beğeni
5,0
Puan
49
Okunma

Deli sevdan… gitmedi hiç sîneden… sürmelim…
Yârim hüsnün çöktü sardı bağrıma derd ü verem…
Geçmedi yandıkça kabardı… gönlümün hevâsı…
Nakş-ı hüsnün kaldı… levh-i kalbimde yarası…
Bakışın bin neş’e verirdi harâb olmuş dile…
Bir sır perdesi inerdi gönlümün titrek teline…
Bülbülün feryâdı benzer senelerce âhıma…
Tebessümün bahâr eylerdi ömrümü menzile…
Bîçâre kaldım sensiz geçen her lahzada…
İnce bir sızı dolaşır rûhumun her kıvrımında…
Derd-i devrân taze bir çiçek gibi düştü sîneme…
Perde perde gâm çöktü gözlerimin önüne…
Ezelden yazılmış bu sevda silinmez kaderden…
Bir kar tanesi gibi düşer her dem aşk seherden…
Ne zaman adın geçse dolar içime bir sükût…
Levh-i ezelden… silinmez bu mahzun lûtûf…
Med-cezirler vurdu gülüm hicrânın sahiline…
Her dalga bir kum tanesi bir iz taşır hatırana…
Mâh bile mahcûb görünür hasretinin şânına…
Bir haber etmez mi yârim bunca zârıma…
Gün’de mâh’da tutulmuş dem-i devrân çağlıyor…
Gâmlı yıldızlar baykuşla semâda hâlime ağlıyor…
“Güzel yüzlüm” avazla kalbim yine kan ağlıyor…
Levh-i ezelden… silinmez bu aşkın yazısı…
5.0
100% (2)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.