0
Yorum
0
Beğeni
0,0
Puan
22
Okunma

Onu ilk gördüğümde içimden dedim ki kendime;
‘Bu iyi biri, onu kaçırma sev, onu kaybetme… ‘
Bir peri misali güzel!
Bir kuğu gibi zarifti…
Mahsun ve şefkatle bakıyordu…
Omunda benim gibi gönül yaraları var gibiydi.
Yani biriyle konuşmaya ihtiyacı vardı…
Anlaşılan anlatacak çok şey biriktirmiş içinde!
İyice boğulmuş gibi, ama susmaya da mecbur gibi.
Yağmurda sırıl sıklam olmuş ama hiç umrunda değil gibiydi…
Aslında hiç bir şey umrunda değil gibiydi. Yaşamdan bıkmış…
İnsanlardan ürküyordu.
Çünkü gözleri dolmuş, her an yağacak gibi bakıyordu…
Üzgün ve yılgındı.
Bir şeylere üzülmüş gibiydi.
Sonra gözlerinden yağmurla karışık yaşlar akmaya başladı…
Belliki içini bir şeyler acıtıyordu…
Ama, buna rağmen yinede susuyordu…
Yağmura aldırış etmeden amaçsız yürüyordu.
Acıdım!
Yardımcı olmak istedim!
Arkasından seslendim. Duymadı beni.
İleriden hızlıca gelen arabanın kornası ile irkildim.
Baktım o hiç aldırış etmedi..
Yada hiç duymuyordu.
Panikledim peşinden koştum. Az kalsın araba çarpacaktı…
Kolundan tutup çektim!
O an göz göze geldik!
İşte o an…
Gözlerimin içine baktı…
Sanki kalbinden kalbime bir şeyler aktı…
İşte, o bakış içimi yaktı…
İşte o zaman vurulmuştum kalbimden!
Dinçer Dayı
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.