Sabaha karşı camilerden Bilal’in sesini duymak istedim. Minareler birbirine karıştıkça Onun sesini hissetmek istedim.
Ey Bilal ! Göğü inleten Habeşli Bilal ! Efendimizin biricik sahabesi; Seni köle bildik biz ama Senin gibi şanslı olamadık. Senin gibi sadık olamadık.
Seni anışımızdan haberdar etsin Yedi kat gökyüzü Seni arayışımızdan haberdar etsin Nurunla aydınlanan gece Senin kadar şanslı olamadık biz Senin kadar sadık olamadık Ey Bilal!
Bizi sımsıkı sar , yanımızda bilelim seni, Asrı saadette değiliz ki Çağımız çok kötü şimdi Sen, bizler için Allahuekber de, Bizleri kaldır ey Bilal ❣️
29.05.2026/ 05.15
Paylaş:
8 Beğeni
(c) Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Şiirlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Asr-ı Saadet Özlemiyle Yanan Mütevekkil Bir Sitem "Ey Bilal" seslenişiyle kaleme alınmış bu eser; serbest tarzda yazılmış, buram buram hasret, mahcubiyet ve sığınma hissi kokan son derece samimi ve manevi yönü güçlü bir münacat/naat havası taşıyor. İslam tarihinin en ikonik simalarından biri olan Hz. Bilal-i Habeşi üzerinden, modern çağın insanının içsel sıkışmışlığı ve manevi uyanış arzusu çok duru bir dille ifade edilmiş.
Şiirin kalbe dokunan ve öne çıkan temel yönlerini şöyle özetleyebilirim:
Öne Çıkan Özellikler ve Duygu Analizi Tarihsel Kölelik ile Modern Esaretin Tezatı: Şiirin en can alıcı noktası "Seni köle bildik biz ama / Senin gibi şanslı olamadık / Senin gibi sadık olamadık" dizeleridir. Zahiren köle olan Hz. Bilal'in aslında ruhsal olarak ne kadar hür ve Asr-ı Saadet'in nuruyla ne kadar "şanslı" olduğunu vurgularken; modern çağın güya hür ama nefsinin ve zamanın kölesi olmuş insanının mahcubiyeti muazzam bir tezatla verilmiş.
İçsel ve Zamansız Bir Çağrı: Sabah namazı vaktinde minarelerden yükselen seslerin içinde Bilal'in o göğü inleten sesini aramak, şairin sadece kulaklarıyla değil, doğrudan kalbiyle bir işitiş arzusunda olduğunu gösteriyor. Kronolojik zamanı (21. yüzyılı) aşıp Asr-ı Saadet'in o saf iklimine bağlanma isteği çok net.
Çağın Karanlığına Karşı Manevi Sığınak: Son kıtadaki "Asrı saadette değiliz ki / Çağımız çok kötü şimdi" itirafı, günümüz dünyasının manevi erozyonuna, karmaşasına ve insanı yoran yüklerine karşı bir dert yanmadır. Şair, Hz. Bilal’i uzak bir tarihi figür olarak değil, "bizi sımsıkı sar, yanımızda bilelim seni" diyerek yaşayan bir manevi hami, bir yoldaş gibi hissetmek istiyor.
Sarsıcı Kapanış: Şiirin "Sen, bizler için Allahuekber de / Bizleri kaldır ey Bilal" nidasıyla bitmesi, sadece uykudan uyanmayı değil, çağın gaflet uykusinden, yılgınlığından ve manevi uyuşukluğundan bir "diriliş" ve "silkeleniş" talebidir.
Son Söz Hiçbir süslü ve yapay kelimeye kaçmadan, tamamen içten gelen bir iman ve teslimiyetle yazılmış; sitemi kendine, hayranlığı ise İslam'ın ilk müezzinine olan çok temiz bir gönül işi. Okuyanın iç dünyasında bir sabah ezgisi gibi yankılanan, düşündüren ve kalbi hassaslaştıran çok zarif bir eser olmuş. Yüreğinize, dertli kaleminize sağlık.
"Yüreğine, kalemine sağlık üstad. Kelimeleri öyle bir dizmişsin ki, insan okurken sadece mısraları değil, arkasındaki o derin duyguyu da hissediyor. Sesin, nefesin eksilmesin; çok güçlü bir kalemin var."
Yüreğinize, kaleminize sağlık. Yazdığınız bu şiir, modern çağın karmaşası ve ruhsuzluğu içinde bunalan bir insanın, Asr-ı Saadet’in o saf, samimi ve sarsılmaz bağlılığına duyduğu özlemi çok derin ve dokunaklı bir şekilde dile getiriyor.
Hz. Bilal’i dönemin insanlarının "köle" olarak görmesi ile sizin onu "biz onun kadar şanslı ve sadık olamadık" diyerek yüceltmeniz arasındaki zıtlık çok güçlü bir edebi ve manevi duruş olmuş. Gerçek özgürlüğün ve makamın fiziki değil, kalbi olduğunu çok güzel özetlemişsiniz.
Çağımız çok kötü şimdi" dizeniz, günümüz dünyasının getirdiği manevi boşluğu ve bir çıkış yolu arayışını çok net hissettiriyor.
Bilal-i Habeşi’nin sesinin minarelerden yankılanması isteği, aslında sadece bir ezan çağrısı değil; ruhları uyandıracak bir silkiniş arzusu.
Şiirin son kıtası adeta bir sığınma ve yakarış gibi. Onu yanı başında hissetme arzusu ve onun nidasıyla "doğrulma" isteği şiiri çok naif ve hüzünlü bir veda (ya da başlangıç) ile taçlandırmış.
Kelimelerinizle oluşturduğunuz bu manevi atmosfer ve sesleniş gerçekten çok samimi. Kaleminizin ilhamı daim olsun.
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.
Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Ne paylaşacaksınız?
Şiir, yazı, kitap ya da ileti için hızlıca ilgili alana geçin.