2
Yorum
5
Beğeni
5,0
Puan
35
Okunma
İnsan kendi yolunun taşı oluyor da yine kendi ayağına takılıyordu,
Zira yürümek o kadar da zor değildi, kendini bilene,
Yoksa hiç bilmez miyiz?
Sırtımızdaki kamburumuzdan soracaklar yalancı hesabımızı,
Ne kadar yüklendiysek o kadar acıydı bu derin yolculuk,
Öyleki yaslandığımız sırt, kendi sırtımızdan başkası değildi,
Dünya hali diyorum, nasıl da geçip gidiyordu bizim hududumuzdan,
Kimse kimsenin sahibi değildi mesela bu yavan kiracılıkta,
Aslolan insan kalabilmekteydi tıpkı ilk hali gibi saf ve tertemiz,
Zaman su gibi akıp gidiyordu kendine sığmadan, bir bardaklık yerde,
Varıp da yine düşman bildiklerimizin yamacına konuyorduk kuş gibi,
Helallik almadan gidilmiyordu bu asık suratlı yeryüzünden,
Her halimizle kabul etmiyorlardı bizi, ah nasıl basit bir gaiplik bu,
Ve bizim borçlu , kayıp ruhlarımızın; senedi kimde ise ona idi borcumuz....
5.0
100% (3)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.