1
Yorum
4
Beğeni
5,0
Puan
44
Okunma
Göğsümde ilk çarpan aşk, koyu bir renk gibi,
İçimden geçer durur, sönmüyor koru sanki
Aynada yılları karşıma aldım, beklerim yolunu,
“Seni unut” dedikçe kendime ölüm büyür içimde.
Mühürlü bir mektup düştü aşkın kara elinden,
Virane bahçelerde sustu gül dalı derinden.
Bülbülüm gül yüzüne haram edildi gece,
Hicranın sert rüzgârı vurdu hazan önüne.
Kırıldı içimde zaman, çatladı çiçekli aynada
Yürekte soldu hevesler, döndü hüznün sesi
Bir yıldız gibi söndüm, düştüm dağın ardına,
Sessiz bir çığlık gibi kaldı, kalbimin limanında
(...Kör akşam inerken gönül pencereme ağır,
....Ne yana dönsem hasretinle örülmüş kahır,
....Her ne yana baksam Tufan fırtına çis yağmur
...“Aşk ömür boyu” dediler, yandım inandım yine,
...Yaradan kalır içimde, aşk bir ömür aynı yine...)
Kara bulutlar çöker, omuzumda yılların izi,
Yusuf’un kuyusunda kalır kalbimin sessizliği
Bülbül söyler gecede tükenmeyen türküyü,
Hazan aynasında gördüm kendi yitik yüzümü
Minarede söner ışık, gece çöker şehre ağır ağır,
Kalbim sabaha varmaz, içimde yarınlar sağır
Çoraktır şu gönül evim, yine de aşkı bekler,
Yıkılsa da her şeyim, sevda içimde şarkısın söyler...
5.0
100% (4)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.