12
Yorum
22
Beğeni
5,0
Puan
111
Okunma
Usta bir çizgi çekti toprağa,
Ucu Akçay’a çıkan, kökü ötelerde bir çizgi.
Dedi ki: "Bak buraya Hasan,
Şiir sadece kafiye değil,
Gönlün bentleri yıkıp akmasıdır özgürce."
Bir beyaz kartal havalandı İda Dağı’ndan,
Kanatlarında taşıyarak asırlık bir destanı.
Ne rüzgardan korktu, ne karanlık gölgelerden,
Çünkü göğsünde parlayan o büyük nur,
Yukarıdan, en yüceden üflenmişti bir kere.
Gece yarısı çökerken zeytin ağaçlarının üstüne,
Dualar süzülür odanın sessizliğinden.
Rabbi Yessir der diller, zorluklar kolaylaşır,
Dokuz kez niyaz, dokuz kez sabırla ilmek ilmek örülür hayat.
Kimi zaman serbest bir nehir gibi coşar kelimeler,
Kimi zaman sükutun o saf beyazına bürünür.
Usta sustu sonra,
Gözleriyle işaret etti o görünmez köprüyü.
"Kelimeleri özgür bırak dostum," dedi,
"Bırak ki evlatlarına, torunlarına miras kalsın bu ses.
Çünkü her serbest mısra,
Sonsuzluğa atılmış kutsal bir adımdır."
Hasan Belek
Akçay
5.0
100% (15)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.