0
Yorum
2
Beğeni
5,0
Puan
15
Okunma
Kızıldenizi yaran asâ’nı gönlüme vur Ya Musa!
Beni yurtsuz bıraktı şu nefis belası
Günahlarım fecri yaktı;
Ve bana büyük bir külfet bıraktı
Mısır’ı basan o çekirge istilası
Ebreheyi tarumar eden ebailler
Topraklara gömülen filler
Benim nefsimi de parça parça etsin
İçi ölüm kokan zenbiller
Ruhuma firar etsin
Dağları vur göğsüme ya İbrâhim!
Sana gül bahçesi olan ateş, bir " ben " bırakmadı
Bedenim eridi, günahlarım yanmadı
Ehil’den haber yok, aşınan her seste
O şiddetli sukuf üflüyor sadrıma her nefeste
Kapısından çevrildim o asil bahçelerin
Demirden kahkülüyle yakıcı lehçelerin
Sadare an boğulur, cemî’i zerrelerin
Kulağımda ki makam, hüzzam mıdır, segâh mı ?
Felahâ çağrılıp ruhum, kalbimde agâh mıdır?
Heyula mateminin sınırında bir nigâr!
Dünya ile bezenmiş, dünyanın ta kendisi
Kınından fırlar gibi boynuma değ Zülfikâr
İki avuç toprakla birleşip kalsın izi
Kör kalbime dökün ya İsa!
Zira bu gaflet beni; sürükler bilinmeze
Alnımda kerahat izi varlıkla silinmez hem
Kapılarda ki sürgü sürülmüş varılmaza
Bu " benlik " davası hem fırlattı bulunmaza
Kır uslanmaz nefsimi mührünle , ya Süleyman
İbrahimî dağlarda kaybettim aslımı ben
Vuslatın haresiyle sükutî heyelanlar
Yollarda tutsun beni, kaybettim ismimi ben
Bitecekse sadrıma zahmedilen bu uzlet
Benim bu vuslatimi bitir Rabbim
Bağışla ve affet...
5.0
100% (1)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.