0
Yorum
6
Beğeni
5,0
Puan
70
Okunma
Açıklamaliydim kendimi, Tanım az’dı
Sisli gölgem, ardındaki güneşi tanımazdı
Yaşım gereği mi, bilmiyorum; anım az’dır
Bir yanım buzul çağı, bir yanım yazdır
Yaramazdı düşlerimde uyanığın sabahı
Aramazdı dilinde günahın çırağı
Feryat edermiş gözleri, sel dökerken
Gül ekerden dikene yara bastık
Ölümlü dünyada ölümsüzce yaşamak
Ecel muhakkak, ölüm ve yaşama
İkrar etmeyen dilde , gönül basamak
Er geç uğrar, ölüm virane kasabama
Haklılar, uzakları fetheden kanatlılar
Uçuyorken göçmek geldi aklıma
Pencereden geçtim artık, ya perdeler
Kalbim kirli, içim kurak hem pasaklı ah
Kırk geceyim, ıslattı söz yaşlarım bin heceyi
Aşikâr ettim sırrımı, çözemedim bilmeceyi
Yıldızsız gökyüzünde bir gecelik dolunay
Kapatın aklım, içinde saklı tüm çekmeceyi
Ufukta gemiler, yükler ve boyutlar
Dost kelamı; girdiğin araftan kendisi soyutla
İçimde dehlizler, denizler ve oyuklar
Bileniyor aynalar suretime tek komutla
Gömleğimde pazartesiler, salılar
Gözlerimde yasların hüzünlü al’ı var
Şehrimde soğuk sokaklar, terkedilmiş yalılar
Ey misafirim hoşgeldin kırk hayalli han’ıma
San’ı var hayallerin, şebnemler aksak kalır
Salıverdim içimde şahlanan kısrakları
Korkular geceye kavuşsun, tırsak kalır
Denize varmadan kıyıda kırsak sal’ı
Kursakları yumru yumru, şikayet
Görebildim çehresini uykuların nihayet
Uykularım, umutlarıma sadece ihanet
Uyuyamadım, yine bana kaldı ihale
Unutmam, gidenleri, kalanları
Bilmiyorum şehrimde kaldırımsız kaç alan kalır
Unutmaz gidişler, bu sisli karanlıkları
Gideni bilmem, velhasıl yanan kalır
5.0
100% (1)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.