0
Yorum
1
Beğeni
0,0
Puan
24
Okunma
Ben umudumu çok geç kaybettim
Bu yüzden çok acılı oldu belkide alismak bişeylere.
Hayat çok acımasızdı
Yokluğun da acıma/sızdı..
dilek fenerleri gönderdim bol yıldızlı gökyüzüne
Gökyüzü kadar geniş bir kalbin vardı herkesi sığdırabildiğin.
Herkes ikinci bir şansı hakeder
Benim tek bir şansım bile olmadı.
Benim bir kalbim vardı senin bin ahın
Kötü bir tesadüf gibi değdin ömrüme.
Daha bir önceki sevdadan arta kalan kırıklar kaynamamisken yüreğimde
Sen 106 kemiğimi birden kirabilecek bir acıyı hissettirdin.
Olsun yine de teşekkür ederim,
Seni sensiz sevdiğim zamanlarda hissettiklerim için.
Kötü tezatlar devrik cümleler,
Koyu siyah betimlemeler,
Ve kırmızı filtreli sigaralarda aradım acımın panzerini.
Ama dedim ya yokluğun acıma/sızdı..
Sonra, ‘yine bir gün seni severken’ diye başlayan cümlelerimin yerini ‘unutmaya çalıştığım bir alışkanlık’ diye bahsettiğim zamanlara bıraktı.
Kötü günler bitti sıra daha kötü günlere geldi çok şükür :)
Boynu kırılmış bir yalnızlık yaşıyorum
Bir ölü suskunluğu bu.
İçimde’ parkta koşan bir çocuk vardı.
O parkın salıncaklarını sen kırdın.
yine de herseye hazırlıklı olmalıyım değil mi ?
Tanrı insanlara sevmeyi öğretirken ayrılığı kodlamalıydı
Sevdiğin birinden vazgeçmeyi
Vazgecebilmeyi
Vazgecebilmenin verdiği o ağır sorumluğu ogretebilmeliydi.
İnsanların bilmemesi tanrının suçumuydu?
Hakkaniyetle yaklaşmam gerekirse hersey benim suçumdu
Seni sevmemi sen istemedin.
Belli ki tanrı da onay vermedi bu işe.
Yoksa böyle aykırı ayrılıklar yaşamazdık.
Sansasyonel gidişlerin aramıza sızmazdı.
Sen varken yaram azdı, yokluğun yaramazdı..
Aslında gitmesen bu denli yazamazdım..
Yalnızlığın uykularımı
kırdı bir gece, bu akşam.
Eksikliği çok önceden belli
edilen bir yalnızlık bu.
Fazlasıyla üstü örtülmüş
bir gecenin soğuğunda,
Oturup saçlarındaki kırıkları sevdim.
Kırmızı rujlu sokakları dolaştım.
Artık bir kulağı sağır bu yalnızlığın.
Bir gözü kör bir ayağı aksak ve
Yüzündeki sakalları düzensiz.
Depresif bir hal almaya başlıyor
uzerine oturmaya çalıştığım bu hayat
Bu hayatın sahiplenme
duygusu çok yüksek.
Yeis bir sonsuzluğun içinde
törpülüyorum rötar yapmış yalnızlığımı.
Kış geldi ya şimdi.
Bir sokak kedisi kadar üşüyorum.
Üzerime düşüyor üstüne
düşmediğim ne varsa.
Suyun üstünde sektirilen bir
taş gibi şimdi bu yalnızlık.
Sana gelen yolları hafizamdan
silme arefesindeyim
Ağacı yaş iken eğemedim
Şimdi tek tek kırıyorum kuru dalları.
Sonrasında cennetinde yanmak gibi
Absürt bir kac hayalim daha var.
Bir bebeğin yanaklarını sıkar
gibi sevmek istiyordum seni.
Fakat cehenneminde gunah
çıkarmak düştü payıma.
Artık koltuk değnekleri
de kırıldı bu yalnızlığın
Küf kokan bir kanepede
son bulacak belki de
Gidişlerin yüksek topuk sesleriyle yükseliyor
defosu belli olmayan kaldırımlarda.
Artık memnun bir yalnızlık bu
Bol evetli bir soru
yumağı artık bu yalnızlık
Klişeli cevapları bir sütun
gibi artık bu yalnızlık..
Ah bu yalnızlık..
Artık çok fazla
Artık çok kaba bu yalnızlık.
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.