2
Yorum
9
Beğeni
5,0
Puan
98
Okunma
NEREDEN BİLECEKTİK
Minicik ellerimize minnacık şiş aldık.
Önümüzdeki renk renk ipleri seyre daldık.
Yeni bir hevesle örgüye pek merak saldık.
Şişleneceğimizi nereden bilecektik?
Kesme şeker, gözde modeldi; bir ters, bir tordu.
Söke söke örüp en baştan başlamak zordu.
Tüm emeği bir çırpıda silen hayat yordu.
Örülen çorapları nereden bilecektik?
Az az kalan artık ipler vardı, tek teklerdi.
Bir köşede durup değerlenmeyi beklerdi.
Ören; artık mecbur kalır, uç uca eklerdi.
Artık olduğumuzu nereden bilecektik?
Her sezon ihraç fazlası ürün çıkıyordu.
Kimi, eve çile çile ipler çekiyordu.
Ör ör, yetmez; hayat, kaç çileden çıkıyordu?
Öl öl, bittiğimizi nereden bilecektik?
Bembeyaz patiskaya kanaviçe dikerken,
İpliği iğneye geçirip çarpı yaparken,
Her göze besmeleyle batıp nakış işlerken,
Göze battığımızı nereden bilecektik?
Kaliteli olsun diye ucuzlardan geçip,
Gül benzi solmasın diye “Ören Bayan” seçip
Ölen bayan olduk hediye edilince çip.
Gül tek solduğumuzu nereden bilecektik?
El, ayak, kafa... Her yerden bağlı figüranlar,
Tığlı insanların oynattığı oyuncaklar.
Daha kaç oyun zinciri çekecek hayatlar!
Zincirlendiğimizi nereden bilecektik?
Hamiyet Su Kopartan ✍️
5.0
100% (4)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.