6
Yorum
21
Beğeni
5,0
Puan
238
Okunma

Uyandığım sabahlarda martılar vardı
Mavi şarkılar söyleyen
Gurbetin renkli akşamları vardı
Simsiyah gecelerime yansımayan
Sildim belleğimden tüm geçmişimi
Seninle uyandım sabahlara
Acı şarkılar taşıyor maziden
Bir romanı yazıyorum belki bilmeden
Ve, kalbim işkencelerine dayanmaz
Katledilen savaş çocuklarının inleyişinde
Her baktığımda o bomba seslerinde
İçimde göçüp gidiyor hayat... kalbim ah kalbim !
Hiç bu kadar burkulmamıştı
Gurbet sokaklarında ağlarken bile
Ay çekiliyor; bulutların neminde hapsediyor göz yaşını
Öyle göçüp gidiyor ki dünya ve içindekiler
Kaç göz üzerimde beni kırıp ağlatan
Ama aldırış etmiyordu kalbim
Senin sesinde ve şarkında
Yeniden hayat buluyordu gözlerim
Ay ve gün neden bunca uzak bu gece
Mutlu seslenişlere, susmuyor içimdeki ceset
Hep karşımda duran
Gözlerimden kanlı vuran
Çırpınıyor içimde zümrüdü anka
Yaram kanıyor...aşk mı vuran kalbimden
Yoksa orada suskun serviler arasında
Sessiz şarkılar söyleyen beş kardeşimin türküsü
Ah kalbim ah !
Artık söyleme o şarkıları
Dayanmıyor kalbim... gözlerimde acı bulutlar
Dur diyorum hayata... bekle biraz
Bir sonbahar şarkısı mı söylesem, yitik akşamlarda
Şimdi bütün pencerelerinden bakıyorum dünyaya
Bu özlem yaralar açtı içimde
Ayrılıklar bitirdi, uyku ve rüyalarımı
Kabuslara koşuyor içimdeki mevsimler
Unutulmak kabusu yenilgilere uğrattı beni
Bir ikindi rüyasında dinlerken yağmurun sesini
Kaç sefer şimşeklere yenildi kalbim, ah kalbim !
Aklıma takıldı işte; ne de olsa şair aklı
Kibritçi kıza özendim
Bu zor yaşantım aynıydı onunla
Ama güzeldi hayalleri, sıcak ve ışıklı
Ellerimde bir kibrit kutusu
Bir yakıyorum
Çakıyorum hayatı
Işıklarda yakıyorum
Karlarda yürüyorum
Bir kibrit daha, içimde bir soba yakıyorum
Kar yağmasın umutlarıma
Özlemlerim içimdeki soba gibi olsa da
Sesinle serin şelaleler dökülür gözlerimden
Kalbimin ruhu, gelsen dinse özlemin
( Şiir uzun olduğundan ikinci bölümü yarın )
Günay Koçak
27. 4. 2026
5.0
100% (16)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.