1
Yorum
6
Beğeni
5,0
Puan
102
Okunma
55’i geride bıraktık,
bir ömrün yarısını değil,
belki de en ağırını yürüdük sessizce.
Şimdi 60’a doğru giden bu yol,
ne aceleci ne de korkak,
sadece biraz yorgun… biraz bilge.
Zaman, avuçlarımızdan kayan kum gibi değildi artık,
her tanesini hissederek döküldü içimizden.
Sevdiklerimiz oldu,
kaybettiklerimiz…
ve her gidişin ardından
kalbimize biraz daha yer açmayı öğrendik.
Aşk…
gençliğin ateşi gibi yakmadı artık belki,
ama küllenmiş bir köz gibi
derinden, sessiz ve vazgeçilmez yandı.
Bir bakışta huzur,
bir dokunuşta yılların anlamı saklıydı.
Hayat, bize sert yüzünü de gösterdi,
yumuşak sabahlarını da.
Bazen bir çocuğun gülüşünde yenilendik,
bazen bir vedada kırıldık içten içe.
Ama hep devam ettik,
çünkü durmak, bize göre değildi.
Şimdi geriye bakınca,
ne çok “iyi ki” biriktirmişiz…
ve birkaç “keşke”nin ağırlığı bile
bizi biz yapmış aslında.
60’a giden bu yolda
ne eksildik, ne çoğaldık belki,
ama derinleştik…
bir deniz gibi,
sessiz, ağır ve sonsuz.
Ve eğer bir gün
yorgunluk çökerse omuzlarımıza,
hatırla…
sevdiğin her şey hâlâ içinde yaşıyor,
ve aşk,
yaş kaç olursa olsun
yeniden filizlenmeyi biliyor.
5.0
100% (1)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.