0
Yorum
3
Beğeni
0,0
Puan
89
Okunma
Yine devr-i subh u leyle yenik lâ’n-ı akdesin
Ve senin, evet, bugün de mülevves mukaddesin
Evvel lezîz ki gelse de elhân-ı yek-hurûş
Âhirde asl-ı hilkati cebbâr-ı hod-fürûş
Dilteşnegâna lütf-i Hüdâ’dan muhayyirân
Şehbâl-i Anka kahrı şerârât-ı neyyirân
Rahmet yeter dedikçe güyâ hırslanır belâ
Sana nâğmedir cehîm-i zelîlinde her selâ
O cehîm, evet, cehîm-i zelîl, onda elf-ezâ
Bir ibtisâm-ı girye-feşân dengi sad-cezâ
Bir ibtisâm ki bâl-i şikest-mürg-i hür-garîb
Bir ibtisâm ki levc-i gazâl-mevt-i pür-karîb
Bir ibtisâm ki dest-i duâ samt-ı pek-acîb
Bir ibtisâm ki dehşet-i fıkdân-ı Yâ Mücîb
Hani nerde ecri onca sücûd, onca nass-edâ
Duyamam enîn-i pençe-i şîr gayrı yok sedâ
Hakk’el İlâh, cihâna dönüş olsa bir dahâ
Ol ızdırâb-ı zûlme dayanmazdı Hû-bahâ
Lâkin misâl-i farz-ı muhâlden bütün sözüm
Çün yoktu kevn-i hakkta hiçî gayrı tek çözüm
Hîç... Müntehây-ı zirve-i hîç, gavr-i in’idâm
Bir infirâd ki vahşet-i vahdetçe inhidâm
Hattâ hutût-u çehre mühür vursa pâ-i od
Yok pîr-i acze gayrı nefes bâd-ı dest-i hod
Bir dest... Budur ganîmet-i âlâsı insanın
Ve de anda olma, nîmet-i evlâsı ihsanın
Ey bitmeyen sefâlet-i meş’ûme, ey ufûl!
Sana olmalıydı lânet-i Allâhü vel Resûl
Ey subh-u gırre, ey şeb-i hâil ü debdebe
Ey acz-i mevcudâta bakan çeşm-i kevkebe
Sanadır bu sahn-ı cîve, bu ervâh-ı muhtazır
Efsûn-u aşkla her biri kurbâna muntazır
Cevher’-i cevr-i mevcudu bilmez zelîl cihân
Mâbâd-ı Hakk zuhûru vücût sırr-ı pek-nihân
Feryâd figân ederdi açıldıysa her dehân
Her cânda kabr-i muzlime dek hâtem’ül duhân
Âsâr-ı pek-şahâneni seyret cihân güyâ
Ger varsa cennetin ki odur nevm-i bî-rüyâ
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.