20
Yorum
41
Beğeni
5,0
Puan
266
Okunma

Hızır gibi gelir darda kalana,
Gönülden kederi silen ilkbahar.
Kışlar soğuk geçer garip olana,
Yoksulun yüzüne gülen ilkbahar.
Cemrenin sesini duyar da gelir,
Yeşil kaftanını giyer de gelir,
Umudu kırk renge boyar da gelir,
Topraktan ölüyü çalan ilkbahar.
Kuşlar cıvıl cıvıl ötüşür dalda,
Bir başka huzur var sarıda, alda.
Rayihası gülde, şifası balda,
Âleme mutluluk salan ilkbahar.
Irmakların rahmet yağar bulanır,
Ovalarda koyun kuzu dolanır.
Yemişlerin yavaş yavaş sulanır,
Enva-i nimetle dolan ilkbahar.
Rahmet yağmurları inerken gökten,
Hayat davet alır çakan şimşekten.
Fidanlar fışkırır kurumuş kökten,
Yeniden dirilir ölen ilkbahar.
Sonbahar hazandır, döker yaprağı,
Kışlar kefen gibi örter toprağı.
Gelin gibi süsler ovayı, dağı;
Hayatın kendisi olan ilkbahar.
Sonbaharda ölür otlar, çiçekler;
Pür yasa bürünür kuşlar, böcekler.
Ölüyü, diriyi toprak kucaklar;
Tohumu çatlatıp bölen ilkbahar.
Nûrfânî der, geçti ömrün baharı,
Umutları solgun, yaprağı sarı.
Hasretle beklerken nazlı nigârı,
Aklımı başımdan alan ilkbahar.
12/4/2026
Ayak: Birsen Yurdakul Tomurcuklu
Kalem: Nuriye Akyol
Cemreler hava, su, toprağa düşer
Karınca sürüsü yuvayı eşer
Bayram geldiğinde balonlar şişer
Neşeyle birlikte gelen ilkbahar
___ Şükrü Atay (Türkmenoğlu)
Çok teşekkür ediyorum.
Uçuverdi hayat, sanki buharda
Gülemedim onca leyl-i neharda
Ömrüm kışa döndü şu sonbaharda
Çabuk geçtin çabuk, yalan ilkbahar!
--------Murat Kahraman Murâdî
Çok teşekkür ediyorum.
5.0
100% (29)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.